EYLÜLDE BU ŞEHİR
İçinde mevsimler ölür
Sevda biraz uzak dursa
Uzak olsa dost
Uzaksa kavga
Okunmamış şiirler saklanır
Tadılmamış düşler yeşertiriz çorakta
Unutma
Kaldırırken yazlıkları
Anılar çıkar tozlu dolaplardan
Hüzün sıvaşır gözlerimize bizim de
Ellerine
Dokunmaya ürkek ellerine
Satırlara yetmeyen ellerine
Hüznün zamanıdır
Hazan solmuşsa yaprak yaprak
Yorgun kalbiyle sustuysa bir şair
Ahh bu yarayı hangi neşter keser
Hangi us mısrayı şiir eder
Bir başka susar Ankara
Küsmüş gibi yazda terk edenlere
Başka olur akşam
Eylüldür işte
Dökülürsün pul pul
Yaprak yaprak
Tutunduğun dallardan
Solar balkonunda fesleğen
Solar gözünde fer
Nasılsa alışık bize keder
Dilinde sesler küser dudağına
Sigaran söner
Eylüldür bu şehir
Suya hasret
Sana hasret
Gülüşe
Dosta hasret
Düşersin üflese özlem
Kırılgan dallarından
Zamansız ıslanır gözlerin
Ağlarsın
Bir saçak altına sığınıp
Kirpiklerini söke söke
Bakma diz çöktüğümüze
O bir tek sevgiliye
Hazanda tomurcuklanır sevda
Yarına / umuda
İnatla / direngen düşler ile
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz



























































