EŞİM OLMA KARIM OL
Bakma daha ilkel durduğuna sen, ruhu vardır kelimelerin. “Karı-koca” “eş”ten daha çok şey anlatır.
Hatta belki bize unutulmuş bir şeyi söyler. Sahi, biliyor musun neden erkeğe “koca”, kadına da “onun karı” demiş eskiler?
Eşim değil, karım ol!
Ayakkabının, terliğin, çorabın, arabaya koşulan atların eşi olur.
İnsanın eşi olmaz.
Bir ömür eşlik ediyor diye mi sevgiliye eş denir?
Eşlik etmek yeter mi sizce?
İnsan yârinden fazlasını beklemez mi? Kelimeleri yitirmeseydik anlardık belki, evlenecek erkeğe eskilerin neden ”koca” dediklerini.
Çünkü “koca” bilge demektir, yüce demektir. Koca demek, dağ demektir.
Dağ ne kadar yüce olursa olsun, üstünde kar olmayan dağ eksiktir. Dağların yücesine kar yağar diye kadına da “kocanın karı” demişler. Bakma şimdi evlenenlerin “karı-koca” ilan edildiğine. “Koca ve onun karı” olmalıdır aslında.
Yani yüce bir dağ olmalı adam, kar gibi pak ve masum olmalı kadın.
Örtmeli ve bir ömür, süsü olmalı dağın. Çünkü üşür tepesinde kar olmayan dağ, ne kadar yüce olursa olsun yarım görünür.
Eşim olma, karım ol!
Bana benzemeye çalışma sakın! Bana benden bir tane daha lazım değil. Ama unutma ki sensiz yarımım. Her zaman söylemem, ama sen anla. Eşim olma, karım ol! Beni tamamla...















































