EMEK
Hayat yaşamaya değer mi?
Sanırım “değer” diyenlerin sayısı hayli fazla. Hayatta yaşamak için mücadele veriliyorsa gerçekten yaşamaya değer.
"Değer” ne güzel bir ifade; kulağa çok hoş geliyor, kalbe dokunuyor, ruhu okşuyor adeta.
İnsan, hayata değer katılıyorsa yaşam bir mucizeye dönüşür. Zira yaşamak demek; insanın ruhsal, zihinsel ve duygusal olarak değerler bütününe açık olması demek…
Paramparça olan hangi insan hayata ve dolayısıyla yaşama anlam, değer katabilir ki? Her bir parçası farklı bir alemde olan, kendi içinde bin parçaya bölünmüş insanın kendine dahi faydası yokken hayata nasıl bir fayda sağlayabilir?
Vücut azalarımızın tek bedende bir uyum içinde olduğu gibi ruhsal, zihinsel ve duygusal olarak da aynı bütünlüğü yakalamak gerekmiyor mu? Dışsal olarak tekiz; ancak içsel olarak kaç taneyiz?
Bir halı, ya da şal dokuma ustasının verdiği ince ve hassas emekle harika eserlerden istifade ediyor ve esere hayranlık duyarken sanatkarın verdiği emeği belki ıskalıyoruz. Gerek halı ustası gerekse şal ustası, farklı renklerdeki ipleri bir uyum içinde kullanarak eserler meydana getiriyor.
Her ipin rengi farklı olsa da her ip doğru yere konulunca güzel bir sanat oluşuyor.
Şu yeryüzünde insandan daha güzel bir eser yok, sanırım. Her insan bir şaheserdir. Ancak şaheser oluşunu korumak ve geliştirmek için bir halı ustası gibi kendini içsel olarak ilmek ilmek, büyük bir hassasiyetle dokumalı, dokumalı ki şaheser oluşuna zarar gelmesin; hayata anlam, yaşama değer katabilsin.
Hayata hep karanlık pencerelerden bakıldığı için yaşama anlam katan şeyler büyük oranda ıskalandı. Iskalanan her anlam hayatı yaşanmaz kıldı. Yaşanmaz bir hayatta yaşamaya değer mi gerçekten?
“Her şeye rağmen yaşamak güzel!”
Bu söz ancak aydınlığın bağrında anlam bulabilir. Bu sebeple hayata güneşin penceresinden bakmalıyız ve karanlığı güneşin rahmindeki umutla vurmalıyız. Kalbimize, aklımıza, duygularımıza güneşi yağdırmalıyız; güneşin yağmuruyla arınmalıyız, güneşin ışınlarıyla içsel olarak toparlanmalıyız.
Öyle inanıyorum ki içsel ve dışsal olarak kendimizi bütünlediğimizde işte o zaman hayata anlam katan bir yaşam, yaşamaya değer olur.
Emek vermek, alın teri dökmek helal işin işaretidir. O halde biraz da kendi özümüz için emek verip alın teri dökmeliyiz. Belki de en kutsal ter bu ter olacaktır.
***


























































