ÖYKÜ
Giriş Tarihi : 30-04-2026 19:01   Güncelleme : 30-04-2026 20:17

Eller / Ahmet Keskin

Yazan: Ahmet Keskin -ELLER

Eller / Ahmet Keskin

ELLER

“Anam,” diyor. Bu gece rüyamda gördüm seni.

–Hayır diyelim, hayıra çıksın. De bakalım, nasıl gördün? 
–Anam, bir yığın çakıllı kum var. Üzerine dört torba çimento katıyorum. Kürekle karıştırıp harmanlıyorum. Öyle canla başla uğraşıyorum ki kan ter içinde kalıyorum. Sonra ortasını açıyor çeşmeye koşuyorum. Hortumu takıp çukura su salıyorum. Su şişiyor şişiyor, dolunca kesiyorum. Tekrar kürekle karıştırmaya başlıyorum. Ben de dur durak yok. Sen geliyorsun, "Selami hele soluklan, netçen bunca harcı?" diyorsun. Dur ana dur, durma zamanı değil. Hele şunu bir karayım. Sonunda beton karılıyor. Hemen el arabasını getirip içini ıslıyor, doldurup doldurup evin avlusuna döküyorum. İki üç arabada bir yayıp mastarlıyorum. Kardığım beton desdenk geliyor.

Mastarla düzlüyorum. Tam bitti, derken ortada bir çukur açılıyor, betonlar içine akıp kayboluyor.

Tekrar tekrar yapıyorum hep aynısı oluyor. Sen, "Yetsin gayri anam, bak olmuyor!" deyip beni vazgeçiriyorsun. 
–Hayırdır inşallah, ne diyeceğimi bilemedim ki! Dur ben sana bir kahve edem.
–Zahmetlenme!
–Ne zahmeti olacak kuzum, şimcik yaparım.

İçeri mutfağa geçiyor. Selami tahta sandalyesiyle avluda kalıyor. Gözlerinin önünde babası canlanıyor. İç sesi, "Anana sahip çık!" diye sesleniyor. Ürperiyor. Rüyayla bağlantı kurmaya çalışıyor, kuramıyor. Annesi çiçekli tepsiyle geliyor.
–Buyur oğul. 
–Sağ ol anam.
–Yarasın, can olsun.
–Sağ ol anam.

Karşılıklı kahvelerini içiyorlar. Göz ucuyla anasını süzüyor. Yılların yıprattığı bedeni, düşmüş omuzları ile hâlâ yaşam dolu. Annesinin gözlerini üstünde hissediyor.

–Gelinle aran nasıl? Sorun yok inşallah!
–Yok anam, yok. Ne olsun ki?
–Olmasın oğul, olmasın. Birbirinizi kırmayın. Tırnakla parmak olun. Aşınızı tatlı kılın.
–Memnunum anam, memnunum. Rabbim beni sevmiş ki onu çıkarmış karşıma.
–Güzel insanlar güzelle karşılaşır oğul. Sen güzel ol, Rabbim güzellik verir.
–Sağ ol anam, kahven de pek güzel olmuş. Ellerine sağlık.
–Yarasın oğlum. 
...

Bir müddet konuşuyorlar, dertleşip laflıyorlar.
Selami:
–Akşama bize çık gel, akşamlıyalım.
–Nasip oğlum, nasip. İnşallah!
–Ver ellerini öpeyim. 

Uzatıyor. O alıyor. Önce dudaklarına, sonra alnına götürüyor. Üç kez tekrarlayıp kucaklıyor anasını. Sarılmışken:
–Babamı özlüyor musun anam? diye soruyor.
Sesi titreye titreye:
“Özlenmez mi oğul, özlenmez mi!” ile karşılık veriyor.
Selami:
–Ben de özlüyorum anam, ben de!
İki beden ayrılıyor. Selami yürüyüp gidiyor. Geriye:
“Akşama gel! Çocuklar, ‘Gelsin nenem’ dediler.” Sesi kalıyor.
O:
“Nasip oğul, nasip! Her bi'şeyler nasip,” diyor.

... 

Editör: Nüzhet Ünlüer

EditörEditör