DENİZİN GÖZYAŞLARI
Çok neşeliyimdir çok, kahkahalarım ta kıyılara vurur köpük köpük.
Bazen lacivertimdir bazen masmavi; yanarım güneşin kızıllığında alev elev. Benim aynası dağların, ormanların, karlı tepelerin, ay benim arkadaşımdır şavkına şiirler yazdırırım. Üstümde gemiler yüzdürürüm. Her gün başka renge girer, tuvaller süsletirim.
Bulutlarla sevişir, yıldızlarla bakışırım. Bir dünyam var benim, her gün yeniden keşfedilen. Sayısını benim bile bilmediğim canlarım, misafirlerim süsler hayatımı. Her birine nefes olur, yuva kurarım. Kanunum bile var benim Arşimet denen ustanın yazdığı.
Bazı yerim çok tuzlu, bazı yerim çok sıcaktır. Siz üstümde yüzen buz tepelerimi görürsünüz. Saklarım içimde kaynayan dağlarımı. Bolluk bereketimdir ben, kıymetimi bilene. Bazen fırtınalar döner durur başımda ama ben hep meltemi severim. Ay ışığıyla bir olup yakamozlar üretir, şarkılarına sunarım insanlığın.
Şiirler yazarlar üstüme. Âşıklar, ateşler yakarlar kumsalların karanlık gecelerinde. Gitarlar ilham alır, gelgit dalgalarımdan. Çocuklar, ah çocuklar kumdan kaleler yaparlar kıyılarımda, sonra bırakır giderler.
Gece olunca ben yıkarım kaleleri, yarın yeniden yapsınlar diye. Zaten savaş istemem, tabii benim de sevmediğim şeyler var. Uyum içinde olsun isterim her şey.
Üzerimde silahlarla dolaşan çelik giydirilmiş savaş gemilerini, onların içimde gezenlerini, diplerimde yatan savaş uçakları, hepsi bu kadar olsa keşke. Nasıl söylesem bilemiyorum, son yüz senede yaşayan insanları da sevmiyorum. Ben bunu söylerken inanın utanıyorum. Çok kirlettiler beni çok. İşlerine yaramayan ne varsa bana gönderiyorlar, yuvamı zehirliyorlar. Misafirlerim yok oluyor göz göre göre.
Gökyüzünden gelen yağmur bile zehirli. Buna karşı çıkanlar yok mu? Var elbette ama o kadar cılız çıkıyor ki sesleri, ben bile duyamıyorum. Bu dünya yalnız onların değil, bilmiyorlar. Beni yok ediyorlar, havayı, toprağı, ormanı yok ediyorlar, kendilerini yok ettiklerinin farkında bile değiller.
Bizim varlığımızın, onların yaşamlarını sağlamak için olduğunun farkında bile değiller. Çocuklarına, torunlarına gösterdikleri itinayı kendilerinin ve onların geleceklerine de gösterseler ne olurdu? Gaflet dalalet hatta hıyanet içindeler, benim beynimi o kadar kirlettiler ki önemli birisi söylemişti bu sözleri, belki siz hatırlarsınız. Bırakın beni, bırakın biraz ağlayayım. Belki gözyaşlarım temizler bu kadar kirliliği.
***



























































