DEMEM O Kİ -3
rüzgâra karşı gelemez kurumuş yaprak takılıp gider
o yer senin bu yer benim ortalıkta sürünür de gider
çöl ova aşar da düşer göle dereye kendini bilmez
yarı baygın yarı sarhoş hâline ağlar ağlar da gider
kenger yaprağına benzer mazideki günlerin sayfası
dokundukça dikeni yakar elleri göz yanar da gider
nebat şekerini arar gıdıklanıp yandıkça her boğaz
rızasızsa lokma gör nasıl hıçkırığa boğar da gider
her baharda şaha kalkar ruhsal etkileşimin kır atı
bir düzde süzülür bir yamacı tırmanır uzağa gider
pır pır eder gönül kelebeği konar çiçekten çiçeğe
neşesi göğü sallar bulutlar salına salına gider
sırtında taşıdı yıllarca eşek her yükü her insanı
ihanete uğradı kuyruk acısı sorma nasıl gider
kanı hep su yıkamış yıkayışı azizliğinden midir
dil yarasını örterek sabır cilası parlar da gider
azizim kendine iyi bak canın kıymetini bil dersin
kendimde değilim ki ruhum bazen canımdan çıkar gider
bir âlem içinde dolanır ışıyan ışıklar içinde
sarılır ruhum sana öyle ki ruhunda kaybolur gider
açılır göğsümün tam orta yerinde ince nazik bir gül
kırıp gönül tomurcuğunu içine dert koyar da gider
arzu kıvılcımı düşünce gönle başka çarpar gönül
rahatı kalmaz canın tadı tuzu da ondan kaçar gider
baş ağrısına bahane senden değil hep eldendir elden
sana verir huzursuzluğunu huzurunu çalar gider
uğramaz daha sana sırtından işini düzene koyan
sokakta görse yönünü değiştirir tanımaz da gider
her taş şahidi aslında görüp geçirdikleri her şeyin
söylemeye dili varmaz zaman un ufak edip de gider
sayfa sayfa açtım gönül defterini birbirinden sırlı
her anın solmuş gölgesi aydınlığı karartır da gider
başa gitmez bilirim kahrın her zerresi acı bir zehir
görmemiş görünce zorbadan bile zorba olur da gider
öyle bir âlem ki kraldan çok kralcı olur inan herkes
daha baş edemezsin işini sırtından yürütür gider
rüya değil hiçbir şey yaşandı ve bitti günü gelince
ardından kalan son ince çizgi öylece silinir gider
kesilen bileğimden dökülen her kan kardeşlik bağıdır
akar toprağa tadı kaçmış damağı ıslatır da gider
içelim güzelleşelim ağam derdimizi üleşelim
her gönlün feryadı kendi badesiyle demlenir de gider
gözlerin bana yalan söylediğini söylüyor baktıkça
riyası yok inan solan ayna rengini alır da gider
muhabbet kuşları kafeste senle başka muhabbet eder
belki ama gözleri hep kafesten öteye dalar gider
sanmayasın tutku sarmalları seni girdabına almaz
bir kıvılcım tutuşturur da çerağını yakar da gider
aşiyanı dağılmış kuşun feryadını hiç duymaz mısın
dolanıp döner üzerinde bin bir lanet eder de gider
mazlumun ahı bir gün tutar ki sık boğaz eder canını
solar gönül bahçen güller saçını başını yolar gider
yılanı sırtında taşıyan kaplumbağa cancağızım gör ki
iyiliğin cezasını canıyla verir de öyle gider
***




























































