ŞİİR
Giriş Tarihi : 30-04-2026 17:46

Demem O ki -3 / Erdal Kaplan 

Erdal Kaplan -DEMEM O Kİ -3

Demem O ki -3 / Erdal Kaplan 

DEMEM O Kİ -3

rüzgâra karşı gelemez kurumuş yaprak takılıp gider                    
o yer senin bu yer benim ortalıkta sürünür de gider

çöl ova aşar da düşer göle dereye kendini bilmez
yarı baygın yarı sarhoş hâline ağlar ağlar da gider                     

kenger yaprağına benzer mazideki günlerin sayfası
dokundukça dikeni yakar elleri göz yanar da gider                     

nebat şekerini arar gıdıklanıp yandıkça her boğaz
rızasızsa lokma gör nasıl hıçkırığa boğar da gider             

her baharda şaha kalkar ruhsal etkileşimin kır atı                 
bir düzde süzülür bir yamacı tırmanır uzağa gider                   

pır pır eder gönül kelebeği konar çiçekten çiçeğe
neşesi göğü sallar bulutlar salına salına gider

sırtında taşıdı yıllarca eşek her yükü her insanı
ihanete uğradı kuyruk acısı sorma nasıl gider

kanı hep su yıkamış yıkayışı azizliğinden midir
dil yarasını örterek sabır cilası parlar da gider

azizim kendine iyi bak canın kıymetini bil dersin
kendimde değilim ki ruhum bazen canımdan çıkar gider

bir âlem içinde dolanır ışıyan ışıklar içinde
sarılır ruhum sana öyle ki ruhunda kaybolur gider

açılır göğsümün tam orta yerinde ince nazik bir gül
kırıp gönül tomurcuğunu içine dert koyar da gider

arzu kıvılcımı düşünce gönle başka çarpar gönül
rahatı kalmaz canın tadı tuzu da ondan kaçar gider

baş ağrısına bahane senden değil hep eldendir elden
sana verir huzursuzluğunu huzurunu çalar gider

uğramaz daha sana sırtından işini düzene koyan
sokakta görse yönünü değiştirir tanımaz da gider

her taş şahidi aslında görüp geçirdikleri her şeyin
söylemeye dili varmaz zaman un ufak edip de gider

sayfa sayfa açtım gönül defterini birbirinden sırlı
her anın solmuş gölgesi aydınlığı karartır da gider

başa gitmez bilirim kahrın her zerresi acı bir zehir
görmemiş görünce zorbadan bile zorba olur da gider

öyle bir âlem ki kraldan çok kralcı olur inan herkes
daha baş edemezsin işini sırtından yürütür gider

rüya değil hiçbir şey yaşandı ve bitti günü gelince
ardından kalan son ince çizgi öylece silinir gider

kesilen bileğimden dökülen her kan kardeşlik bağıdır
akar toprağa tadı kaçmış damağı ıslatır da gider

içelim güzelleşelim ağam derdimizi üleşelim 
her gönlün feryadı kendi badesiyle demlenir de gider

gözlerin bana yalan söylediğini söylüyor baktıkça
riyası yok inan solan ayna rengini alır da gider

muhabbet kuşları kafeste senle başka muhabbet eder
belki ama gözleri hep kafesten öteye dalar gider

sanmayasın tutku sarmalları seni girdabına almaz
bir kıvılcım tutuşturur da çerağını yakar da gider

aşiyanı dağılmış kuşun feryadını hiç duymaz mısın
dolanıp döner üzerinde bin bir lanet eder de gider

mazlumun ahı bir gün tutar ki  sık boğaz eder canını
solar gönül bahçen güller saçını başını yolar gider

yılanı sırtında taşıyan kaplumbağa cancağızım gör ki
iyiliğin cezasını canıyla verir de öyle gider

***


Editör: Serpil Azapoğlu

EditörEditör