ÇIĞLIK
Patlamalar beynimde, kulaklarımda siren sesi.
Bilinmeyenlere açılan dehlizlerde yok olmaya direniş.
Kumruların seslenişinde bir korku; yaşamak ürküsü,
Öyküsü kanatlarına yapışan hayata sesleniş.
Sütliman olamamış bir denizin kıyısında dalgalar boyu isyan, Gönlümün limanlarındaki asi gemiler;
Sefere çıkamamanın mazeretini yazıyorlar alnıma.
Ben bir yalancıyım,
Belki de kalemin ucuna bağlanan yalanlarda kendini arayan bir zavallı.
Samanlığı seyran etmeye çalışırken,
tozda boğulmaya meyilli.
Kalbimin her atışında ıskalamaya alıştığım nişangâhlar,
Yarım kalan ne varsa, bende tamamlıyor kendini.
Hasretini duvara asıp, öykündüğüm ne çok şey var.
Her ne varsa gizemli örtüsünün ardında;
Egoist tavırlarda demleniyor.
Kuzeyden esen serin rüzgârlara aşığım bu aralar,
Rüzgârın serin yüzünde arındırıyorum yaşamı.
O yüzden sabahları çok severim. Tenime değen demir yalnızlığında rüzgârın sesini hem de.
Kirli yüzüm bir vampir sinsiliğinde; Kan çanağı gözlerimde hayat bulmaya çalışıyor.
Yalnızlığımda esir alıp bendeki beni,
Akıl oyunundaki damalı taşlarda çaresizliğimi sınarcasına.
Yağmur bulutları yağmaya hazırlarken kendini;
Tüm evrenin kendinden arınma modunu sergiliyor tavırlarım.
Hiçbir şey kirini omuzunda taşıyamıyor.
Ağaç dallarını kurutup, dökecek tüm yeşil yaprağını,
Topraktan aldığını, diyet olarak toprağa ödeme moduna girmiş sonbahar sarışınlığına tutuklu.
O yüzden mahkumiyeti seviyor ruhum,
Bir insan çılgınlığına bağlanmış çılgınlıkta.


























































