CANSUYUM
Dudağım aha boyanmış,
Dil yanmış,
Yürek çiğ hâlâ..
Bir balık ağlar denizde,
Kocaman mavi, bilmez gözyaşlarını
İşte öyle..
Geç kalmışım duanın ahengine,
Yaşamışım,
Yaşlanmışım,
Yaslanmışım dünya denen arsıza,
Zaman çalan hırsıza.
Beyazlar süzülüyor,
saçlarım yorgun,
Ateş güle dönmüyor bu topraklarda,
Sustukça büyüyor hüzün,
Bir çilehane...
Dehlizlerde sorular,
Yoklukla yoğrulana,
Hiçlik dokunur mu acaba?
Bir, iki, üç...
Sonra demişti "HİÇ" şair...
Hiçsin!
Hiç yaşamamışçasına,
Sevmemişçesine,
Okşamamışçasına en güzel duyguları.
Kaybolmak gerek,
Gece bekler mi seni?
Sabah nelere gebe?
Daha dün bir mezarın başında,
Ritüel,
Ölene saygı,
Bir gerçek veda,
Kendisi gibidir orada insan.
Duygular çıplak,
Eller semada,
Üç beş imanlı adam,
Nur yüzlü birkaç kadın,
Titreyen dudaklar,
Gözyaşları özgür.
Hüzün yağar habire,
Arsızca,
Umarsızca...
Dualara karışır her zerre,
Ağlamak;
Ruha karışan kevser.
Hakikat dolanır damarlarında,
Yakışır insana,
İnsan olana...
Dönüyordu dünya,
Kıyısında zamanın,
En arsız duyguların...
Biri daha gömülmüştü toprağa!
Bir ana evladını okşarcasına,
Sevmişim seni,
Kevserlerle yıkamışım,
Zemzeme karışmış gözyaşlarım.
Nirvanam,
Ecelim,
Umudum,
Ölen hayalim,
Cansuyum!
Ölünce gelir misin
O terkedilen diyara?
Gözyaşların gül olup serpilir mi toprakğa?
Gözyaşların karışır mı toprak olan tenime?


























































