CAN İLE CANAN
Fedâdır yoluna, şu güttüğüm can,
Aşkın bu garibe, can olur canan,
Çevirsen yüzünü, kararır cihan,
Dönersen ağaran, tan olur canan.
Aylar senin olsun, yılda bir kere,
Görün de gözüme, gönlümü eyle,
İnsan sevdiğinden, soğur mu böyle?
Cemalin ömürlük, an olur canan.
Merhemdi bakışın, gönül yarama,
Ne olur aşkıma, kusur arama,
Dilimde zehirden, sitem var ama,
Gönülde ikramım, can olur canan.
Yalanmış dünyada, hem mülk, hem de mal,
Şu garip sevdamın, kapısını çal,
İsterim temelli, ister bir gün kal,
Gönül yurdum sana, han olur canan.
Kurbanım ağzında, o tatlı dile,
Can da dâhil, neyi dilersen dile,
Bülbüllere gülün gölgesi bile,
Dillerden düşmeyen, şan olur canan.
Kalmışım çaresiz, halim perişan,
Neyse istediğin, söyle ey canan,
Canım alacaksan, işte sana can,
Cana canansızlık, zor olur canan.
Bülbüldün dalımda, ah o ötüşün,
Hiç aklımdan çıkmaz işvelenişin,
Şöyle bir dönüp de tatlı gülüşün,
Kurumuş bedene, kan olur canan.
Can çıkmadan ümit kesilmez derler,
Mevsim, kıştan sonra bahara döner,
Bu yıl da bahara, ermezsem eğer,
Gönlüme düşen kar, don olur canan.
Düştüm en sonunda, yatağa düştüm,
Bilmem ki bu derde, be nasıl düştüm,
Yapraktım, kurudum, kırıldım düştüm,
Sanma bu aşk burda, son olur canan.
***



























































