ANI
Giriş Tarihi : 01-07-2024 22:14

Bu Karneye Ağlanır mı? / Ramazan Göktaş

Yazan: Ramazan Göktaş -BU KARNEYE AĞLANIR MI?

Bu Karneye Ağlanır mı? / Ramazan Göktaş

BU KARNEYE AĞLANIR MI?

Ortaokuldaydık. Beklenen gün gelmişti.
Okulun son günü, karneler dağıtılmıştı. Karneme şöyle bir göz attığımda, ‘geçti’ yazısını okumuş, ders notlarına bakmış, notlarımın da yüksek olduğunu görünce yerimde duramaz olmuştum.

Heyecanlanıyor, bir an önce karnemi aileme göstermek, onlardan ‘aferin’ sözünü duymak için sabırsızlanıyordum. Nihayet müdürün konuşması bitti.

"Rahat, hazır ol" komutundan sonra İstiklal Marşı’mızı söyledik. O da bitti. Müdürün; "iyi tatiller" sözü ile yerimden fırladım. Merdivenleri birer ikişer iniyordum. Neredeyse en öne geçmiştim. Önde benden başka öğrenci yoktu.

Coşku ile koşarken, olacak bu ya ayağım yerdeki bir engele takılıverdi. Yüzükoyun düştüm. Her yanım toz toprak oldu. Canım da çok yanıyordu. Kollarım ve bacaklarımın bazı yerlerinden ince ince kan akıyor, gözlerimden yaş dolu gibi iniyordu.

Yavaşça yerimden kalktım. Karneme bir şey olmamıştı. Aksaya aksaya yürümeye başladım. Bir taraftan da gözlerimden yaş akmaya devam ediyordu. Kimse benle ilgilenmiyor, herkes kendi halinde evine varmaya çalışıyordu.

İşte tam o sırada bir grup bayana rastladım. Ağladığımı gördüler. Yanıma yaklaştılar. Karnem için ağladığımı sandılar. Biri; “Karneni ver bakayım” deyip benim vermeme fırsat bırakmadan karnemi aldı. İnceledi. Gülümsedi, sonra; “Niçin ağlıyorsun? Bak sınıfını geçmişsin. Notların da çok iyi. Bu karneye ağlanır mı?”

Başımı okşadılar, üzülmememi söylediler, sonra da yanımdan ayrıldılar.

Tekrar eve doğru yavaş yavaş yürüyor, canımın acısını hissediyor, başıma gelen bu talihsizliğe kızıyor, beni koşarak geçen arkadaşlarımın arkasından imrenerek bakıyordum.

O sevincim uçup gitmiş, günüm zehir olmuştu adeta.

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi