DENEME
Giriş Tarihi : 16-01-2026 20:44   Güncelleme : 17-01-2026 00:56

Biz Büyüdük Ama İçimizdeki Çocuk Hiç Büyümedi / Ümit Kayaçelebi

Yazan: Ümit Kayaçelebi -BİZ BÜYÜDÜK AMA İÇİMİZDEKİ ÇOCUK HİÇ BÜYÜMEDİ

Biz Büyüdük Ama İçimizdeki Çocuk Hiç Büyümedi / Ümit Kayaçelebi

BİZ BÜYÜDÜK AMA İÇİMİZDEKİ ÇOCUK HİÇ BÜYÜMEDİ

Biz büyüdük ama nedense o yıllar evvelki çocuk hala içimizde büyümedi. Bazen arşivleri karıştırdığımda bakıyorum neler almışız, neler okumuşuz ve o çocukluk heyecanıyla ne kadar zaman bıkmadan usanmadan takip edip ne kadar da para vermişiz. Teksas ve Tommiks adı günümüzde hâlâ ben de dahil olmak üzere çoğu yetişkini gülümsetiyor, eskilere götürüyor.

Çocukluk güzel şey; kendinize bir hayal dünyası kuruyorsunuz ve bir de o dünyanızın kahramanları oluyor. Çok hayal kurduk ama hiç de zararını görmedik, diyebilirim. Onlarla maceradan maceraya koşmak çok güzeldi. O günleri, o dergileri şimdi bulup alsak da belki yaşayamayız ancak hatırlayıp tebessüm etmek bile güzel olur bizim için.

Büyükler bu kitaplara muzır neşriyat derlerdi. Biz çocuklar bazen büyüklerimizi kandırarak ders kitaplarının içinde hep Tommiks, Teksas, Kinova, Teks Willer, Kit Taylor, Gordon, Zagor, Red Kit vs. çizgi romanları gizlice okurduk. Bazen de yakalanmadık değil. Onları okumak çok eğlenceliydi. Kovboylardan, kötü adamlardan bahsetse bile şiddet dozu çok azdı. Şimdiki filmlerin ya da bilgisayar oyunlarının yanında çok masum kalırlardı.

Teksas ve Tommiks’te hep iyiler kazanırdı. Arkadaşlık çok önemliydi. Ne Çelik Bilek ne de Tommiks dostlarını terk ederdi. Çelik Bilek değişmez arkadaşları olan Profesör Oklitus ile Rodi’ye; Yüzbaşı Tommiks ise çok sevimli bir ikili olan Konyakçı ile Doktor’a hep güvenir, kötü adamları birlikte yakalarlardı. Özellikle Teksas, İngilizlere karşı A.B.D.’nin kuruluş yıllarında geçtiği için çocuklara fark etmeseler bile bağımsızlık fikrini aşılardı. Ben Teksas okuduğum zaman hep kırmızı ceketlilere karşı Teksas ve arkadaşlarının kazanmasını arzu ederdim.

O zaman da bu zaman da bazıları çizgi romanlara karşı çıksalar da sanıldığının aksine çocuklara faydalı değerler verdiler. Hiçbir şey olmasa bile okuma alışkanlığı edindirdiler. Çocukken çizgi roman okuyanlar büyüdüklerinde de kitaplardan vazgeçemediler. Eskinin çizgi romanları şimdilerde insanı hem çocukluğuna götürüp gülümsetiyor hem de kıymetli hale gelmiş koleksiyon eşyalarından sayılıyorlar.

O eski yıllarda sosyal medya diye bir şey yoktu, tek seyir eğlencemiz sadece sinemaydı. O da haftada belirli günlerde olduğu için çizgi romanlara istikameti çevirdik ve onlarla kendimize bir dünya kurduk yıllar boyu.

Bu dergileri nerden bulur ve alırdınız diye sorarsanız? Evvel emirde rahmetli Gazeteci Alaattin Şen’den alırdık. Çünkü başbayi oydu. Her dergi aynı gün çıkmazdı; her derginin haftanın belli günü çıktığını bilir ve ona göre takip eder alırdık. Ancak ağırlıklı olarak dergilerin çoğu pazartesi günü çıkardı.

Bu dergiler aynı zamanda rahmetli Cavit Türkoğlu’nun Gençlik Kitabevi’nde de satılırdı.

Bir de ikinci el olarak dergileri alıp satan Kitapçı Yunus vardı. Onun yeri eskiden Yahudi Muşe Efendi’nin dükkanının yan tarafındaydı. El arabasıyla kitap ve dergilerini getirir, yere serer duvara asar ve akşam toplayıp götürürdü. Seyyar olduğu için çok karlı veya yağmurlu havalarda tezgâh açmazdı. O birinci el değil ikinci el sattığı için daha çok ondan alırdık. Alırdık okurduk tekrar ona satardık ve yenisini alıp götürürdük. Bu alışveriş böyle seneler boyu sürdü.

Çocukların en çok okuduğu dergi Tommiks idi; daha sonra Teksas ve diğerleri sıralanırdı. Baltalı Zagor, Teks Willer, Tenten, Kinova, Red Kit, Pekos Bill, Tom Braks, Kaptan Swing, Kit Taylor, Sihirbaz Mandreke, Mister No, Süperman, Kızıl Maske, Savaş, Miki, Yuki, Güngörmüşler, Fatoş, Conan, Yüzbaşı Volkan, Venüs, Gourdon, Jeriniko, Killing…  Unuttuklarımız mutlaka vardır.

Bunların haricinde Doğan Kardeş, Serüven, Binbir Surat, Örümcek Adam’ı hatırlıyorum; Türk Kahramanları olarak da Tarkan, Kara Murat, Kara Oğlan, Bakhadır Kaan.

Kızlar için en rağbet göreni cep fotoromandı, elde ve çantada taşınabildiği için ilgi odağıydı.

1950’li, 1960’lı hatta 1970’li yıllarda sosyal medyanın, cep telefonlarının olmadığı, hatta televizyon ve ev telefonlarının bile birçok evde bulunmadığı yıllarda en büyük eğlencelerden biriydi çizgi romanlar... Başta çocuklar ve gençler olmak üzere birçok kişi bu kitapları merakla okur, biriktirir, aralarında değiş tokuş yapardık. Genç kızlar ise genellikle aşk konulu fotoromanlar okurdu.

O yıllarda kimse birbirinin nereye gittiğini, ne yediğini, nerede tatil yaptığını bilmezdi; sadece kendi mahallesinde olanları tanır, oradakilerin yaşamlarını bilirdi.  

İşte böylesi zamanlarda hayal dünyamızı genişleten, bizleri farklı dünyalara götüren en önemli kitapların başında çizgi romanlar gelirdi. 

Herkesin kendine göre takip ettiği ve bir sonraki macerasını merakla beklediği kahramanları vardı. Bunların en başında "Çelik Bilek" diye bildiğimiz Teksas gelirdi. Çocuk yaşımızda biz ona "Çelik Bilek" derken gücünden dolayı çelik gibi bileği olduğunu sanırdık.  

İri yarı ve sarışın olan Çelik Bilek ve arkadaşları genç Rodi ve şişman Profesör Öklitus'un hain Kırmızı Urbalılara, yani İngilizlere karşı verdikleri bağımsızlık mücadelesini heyecanla takip ederdik. 

Ben kendim en çok Tommiks meraklısıydım. Nevada Ranger'larından genç Yüzbaşı Tommiks idi. Kulver kalesini Kızılderililere karşı korurken bir de kötü adamlarla/haydutlarla mücadele ederdi. Her macerada çarpık bacaklı Konyakçı ve Doktor Sallaso ona eşlik ederdi.  

Ayrıca kale komutanı albay Brown'un kızı Suzie ile genç ve mahcup yüzbaşı arasında gizli bir aşk olduğu herkes tarafından bilinirdi. 

En büyük özelliği ise iki eliyle de çok seri kullandığı tabancalarıydı. Hiç içki ve sigara içmez, bu yönleriyle alay edenlere de gerektiğinde derslerini verirdi. Çocuk masumiyetine kanmayın, aynı zamanda iyi yumruk atar, iyi dövüşürdü.

Kinowa'nın hikâyesine gelince; ailesiyle birlikte yolculuk eden Sam Boyle'un bulunduğu kervan Kızılderililerin saldırısına uğrar. Karısı öldürülür, Sam ise kafa derisi yüzüldükten sonra öldüğü sanılarak bırakılır.  

Bu olayın ardından Sam yöreye yerleşir ve ordu izcisi olarak yaşamını sürdürür. Görünürdeki bu hayatının yanı sıra yüzüne kısa boynuzları olan bir maske takarak ve Kinowa adıyla Kızılderililere korku salar.
İşte bizim çocukluk yıllarımız böyle geçti. Ama ne var ki hala o kitapları ve çizgi roman kahramanlarını unutamadık. İçimizdeki büyümeyen çocuk her fırsatta onları bize hatırlatmakta…

Nerde kaldı o çocukluk günleri ve o çizgi romanlar?

***

Editör: Neşe Kazan

EditörEditör