BiR ÇOCUKTAN NE ÖĞRENİLİR Kİ
Yıllar önce gönüllü çalıştığım bir yer vardı. Burası yaklaşık on odalı, çocuklara özel bir bakım merkezi (Hospis). Yaşamdan kopmadan önceki "son durak" dediğimiz yer.
Burada yaşanan duygular aldatısız. Hiçbir şey düzmece değil. Özdeksel bir değer kavramı hiç yok. Burası, tinsel değerlerin insan için ne denli önemli olduğunu duyumsayabileceğiniz en yüce okul diyebilirim sizlere.
Her odada yaşama tutunmak için çırpınan koca yürekli çocuklar; kiminin gözlerinde korku, kiminde umarsız bir bekleyiş var. Kimileri dimdik, kimileri kırılgan...
Nerede olduklarınının bilincindeler. Ben bu çocuklara gönüllü yoldaşlık ederken yaşamda neyin anlamlı, neyin anlamsız olduğunu bir yetişkin olarak bir kez daha öğrenirken küçüldüm de küçüldüm. Gözyaşlarımı içime akıttığım onlarca olaya tanık olmuşluğum var.
Orada bir çocuk tanıdım, daha on beşinde. Yaşamdan kopmasına çok az bir zaman vardı üstelik. Oysa çocuğun gülüşü koca bir dünya. Ölmek de neyin nesi şimdi Tanrı'm!
Düşlerinde kelebek kovalıyormuş, öyle söylüyor koca yürekli çocuk gözlerimin içine bakarak. Sonra omzunu silkip parmaklarıyla gözlerini ovuşturuyor. Diyor ki:
- Söylesene Sevda, kelebeğin ömrü neden bu kadar kısa?
O an ikimizin de gözleri, baş ucunda duran, kanatları pembeye boyanmış kâğıttan kelebeğe takılıyor istemsiz.
Yüreği ağzında yavaşça bağrıma kapanıyor birden; ağlıyor, ağlıyor, ağlıyor. İlk kez onun yanında gözyaşlarımı tutamıyorum. O, ağladığımı görmüyor. Çığlıklarımsa sessiz...
Yaşamımda çizdiğim yolda, ondan pek çok izler var kuşkusuz. Bir çocuktan ne mi öğrenilir?
Çok şey!
Duyduklarınızı, gözlemlediklerinizi beyninizin süzgecinden geçirdiğinizde ve o kalıcı duyguları belleğinize yerleştirdiğinizde görün bakalım, neler öğrenmişsiniz!
Bakım merkezinin girişinde büyük bir geçenek var. Geçeneğin üst kısmında kâğıttan yapılmış renk renk kelebekler asılı. Asılı duran kelebeklerin üzerindeki çocuk görsellerinin anlamı da ayrı bir yürek acısı:
"Yaşamdan kopsan da sen hep bizimlesin."
"Sen ölümsüzsün."
"Bizler seni hep sevgiyle anacağız."
İşte size yaşam ve ölüm!
Ayrılmaz ikili…
"Kelebek" adlı bir koşuk yazmıştım yıllar önce. Öyküsünü de şimdi öğrendiniz!
İyiliğe giden yolun adıydı sevgi, öyle değil mi?



























































