BEN HÂLÂ O ŞAFAKTA
Gece;
Bir yangının küllerine sarılmış gibi duruyor gökyüzünde.
Ay; sessiz bir suçlulukla bakıyor pencereme.
Sanki unuttuğun bir ismi fısıldıyor rüzgârla birlikte.
Ağır bir yalnızlık var odamda,
Tül perde bile kımıldamıyor.
Gölgeler eski fotoğraflar gibi yaslanmış duvara,
Bir zamanlar gülümseyen anılar şimdi çerçevesiz bir boşlukta salınıyor.
Yorgun sokaklar unutmuş ayak seslerini,
Bu sokak lambaları inatla kime yanıyor?
Kalbim, rüzgârın sokak lambasına çarpıp kırdığı sarı ışık gibi
Yanıyor, sönüyor, tekrar yanıyor.
Acı bir su gibi
Yudum yudum içiyorum, penceremden geceyi,
"Belki Söner" diyorum, içimin yangını.
Hiçbir şey geçmiyor.
Gözlerimi açıyorum;
Geceden kalma bir sis oturmuş yüreğime.
Ben yine
Ufkun kıyısında bir sabahı düşlüyorum.
İncecik bir çizgi ile tutunuyor karanlığa.
Ve bir çocuk gibi inanıyorum hâlâ
Her karanlık bir gün varacak aydınlığa.
Ben hâlâ orada,
Bıraktığın o şafakta yaşıyorum,
Güneşin hiç solmayan sarısında.
Çünkü sensizken karanlıklarda;
Bir beden fazla,
Bir can eksik bana.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz














































