BABİL
Dünyada kopan tufanlar,
İnsanlara
katran karası geceler yaşattı,
Kimi zaman
Nemrut’un Babil Kulesi yıkılırken,
Yetmiş iki dile bölündü serzeniş.
Rüzgârın önüne kattığı emeğin,
Yedi katlı asma bahçelerinde,
Kim bilir ne koruklar ekşidi taslarda
Ne şaraplar yıllandı
Gökyüzüne sunar gibi.
Yasakların olmadığı mabede,
Belki de üzüm dalları sarmaştı sevdalanarak.
Hayat Bağdat’tan geçerken
Çöllere vahalar düştü yağmurlarla.
Sarnıçlarda yıkanan çocukların,
Sessizliği çöktü belki geçmişe.
Belki de analar yine ağladı,
Perçemli kızlar çuhalar dokudu.
Kim bilir belki de geçmiş yıllar
Yokuştu.
Ve hayatlar hep bir sandukada
Son buldu.



























































