AYDINLIK YÜRÜR UMUDA
Zaman akar, durmadan yürür anbean,
Akar su gibi geçip gider zaman.
Herakleitos fısıldar kulağa usulca:
"Aynı suda iki kez yıkanılmaz hiçbir zaman."
Sabah başka bir yüzdür, akşamı da başka,
Mevsimler döner sessizce, kendi içinde ağır ağır.
Dünle bugün yer değiştirir hayatın içinde,
Her şey yenilenir usulca zamanın akışı içinde.
Değişim bazen umut olur insana,
Bazen de imtihan olur uzanan yarınlara.
İnsan aklıyla, fikriyle yön verir çağlara,
İyilikle kötülük karışır birbirine zaman zaman.
Yağmur damla damla bereket olur toprağa,
Düşmezse kuraklık çöker kırlara, ovalara.
Sessizleşir ormanlar, yorulur nehirler, meralar,
Canlılar çekilir uzaklara, eksilir hayatın renkleri.
Denge bozuldu mu yalnız doğa değil,
İnsan da değişir, hayat da savrulur.
Bir yanda sessizce büyür bolluk,
Bir yanda yoksulluk içten içe çoğalır.
Adalet eksilirse ağırlaşır hayatın yükü,
Umutlar azalır, gölgelenir yarınların yüzü.
Emek verenin yolu daraldıkça daralır,
Sabır tükenir, yürek içinde yaralanır.
Bilgi çoğaldıkça yollar açılır,
Cehalet büyüdükçe ufuklar kapanır.
Gerçek saklandıkça kalabalıklar çoğalır,
Vicdan sustukça insan, usul usul içine kapanır.
Yine de insan vazgeçmez yarınlardan,
Bir ışık arar en karanlık zamanlarında.
Bilir ki hiçbir gece sonsuza dek kararıp kalmaz,
En uzun karanlık bile yürür şafağa.
Şafak sökünce gölgeler çekilir,
Yeni bir gün doğar hayatın o güzelim bağrından.
Ne kadar karışsa da ak ile kara,
Umut yürür anbean sessiz sessiz yarınlara.
Yorulsa da düşse de yine kalkar insan yerinden,
İnancıyla yeniden doğrulur her seferinde.
Her umut değişimin bir çoban ateşini doğurur,
Değişim büyüdükçe aydınlık yürür umuda.
***













































