ANNEMİN YEMEĞİ
Elinden diye sevdim makarnayı.
Zeytinyağsız ve kıymasız dolmayı.
İnsan özlermiş o fakir sofrayı.
Aklımdan çıkmaz annemin yemeği.
İçine ne koyuyordu hiç bilmem,
Yemedim daha öyle bir menemen,
Şimdi her yemekte et yesem de ben,
Çıkmaz aklımdan annemin yemeği.
Tuz, nane, karabiber, bolca şefkat.
Biber az atardı, zaten acı gurbet.
Börek yapardı, zazaca adı; zerbet.
Aklımdan çıkmaz annemin yemeği.
Elinden kuru ekmek derman derde,
Kıymetini anlamıştım askerde,
Yaparım oğlum derdi, hele gel de,
Çıkmaz aklımdan annemin yemeği.
Yüzü kıpkırmızı tandırdan gelince,
Ekmek yapardı kalbi kadar ince,
Ellerine sağlık anne binlerce,
Aklımdan çıkmaz annemin yemeği.
Kolay ağlardı annem çok içliydi.
Yaptığı en iyi köfte içliydi.
Tavada erittiği gençliğiydi.
Çıkmaz aklımdan annemin emeği.
Bu mercimek o mercimek olamaz,
Anne çorbası içmeyen bilemez.
Anneler yapar, lokanta satamaz.
Çıkmaz aklımdan annemin yemeği.
Bilmem ki nereye gitti o lezzet,
Bolluk ve lezzet niye olmuş tezat,
Kusura bakma hanım, beni affet.
Çıkmaz aklımdan annemin yemeği.
Şimdi uyanıp gelse mezarından,
Zehir pişirse, Halis sayar baldan.
Bunca ziyefetin, yılın ardından.
Çıkmaz aklımdan annemin yemeği.
***
















































