ACI VEDALAR YARIM KALMIŞ HİKÂYELER
6 ŞUBAT
Bazı vedalar acıdır.
Acıtır canımızı.
Çaresizdir.
Derin bir yalnızlıktır…
Bazı vedalar yıkar geçer insanı.
Sadece bakarsın.
Sesin çıkmaz.
Elin uzanmaz.
Kalırsın.
Tarifsiz bir cümledir bazı vedalar.
Yapılamayacak bir resim.
Tamamlanmayacak eksik puzzle.
Yarım kalmış bir şarkı.
Yarım kalmış binlerce hikâye.
Yürek sızısı göklerden duyulan.
Kar beyazıdır ölüm sessizliğinde.
Kış ayazı gibidir bazı vedalar.
Ne yapsanız ısınmaz ayrılıkla çarpan yürekler.
Ne söyleseniz çaresizlik kokar yer gök. Sadece durup bakarsınız gidenin ardından.
Elleriniz iki yanda.
Yüreğinizde tuz tadı…
Ve vedalar kitaplarda yazılan öykülerin vazgeçilmezi olsa da gerçek yaşamdakilerin yanında hep yarım kalır, hep eksik…
Gerçek vedalar acıdır, acıtır…
Üstünden iki yıl geçse de bu yaşananlar unutulmayacak.
Kaybı olanların içindeki ateş belki hafifleyecek ama maalesef sönmeyecek.
Deprem gerçeği bu toprakların üstünde hep var.
“Böyle acılar tekrarlamasın” diye olmalı çabamız.
“Önlem” önemli kelime.
Ne olur herkes oturduğu evin duvarını, taşını, temeline baktırsın.
Sokağını, beldesini gözden geçirsin.
Ne olur işimiz her ne ise düzgün ve ahlaklı yapalım.
Hep acı üstüne konuşmayalım bugün ve önümüzdeki günlerde.
Biraz da “nasıl önlem alabiliriz, nasıl korunuruz?”u sorgulayalım.
Artık bu çaresizlik, bilgisizlik sarmalından çıkalım.
Tüm kayıplarımıza rahmetler olsun.
Dualarımız onlarla…





























































