YORGUNUM ANNE
Bugün, çok yorgunum anne,
Dinlenmeden yel gibi esip geçti yıllar.
Keşke diyorum, sen de çocuk olsaydın,
Ben de sarılsaydım sana yıllar kadar.
Bir ninni gibi kalsaydın yine gecelerimde,
Uyansaydım keşke o sıcacık ellerinde.
Büyümek bu kadar ağır olmasaydı da
Zaman, yavaş yavaş aksaydı içimde.
Şimdi her hatıran kalbimde ince bir sızı,
Tarifsiz günlerin eksikliği var içimde.
Ne şiirler yetiyor anlatmaya bu hâli,
Ne de susmak unutturuyor geçenleri.
Anne…
Sesin hâlâ kulağımda, biraz özlem biraz hasret kokan,
Bir “üşürsün” deyişin kadar saf, nefesin kadar yumuşak.
Benim dünyammış meğer omzunda büyüyen,
Sen gittin ya gözlerimden yıldızlar dökülünce anladım.
Ellerin…
Bir ömre yetecek kadar merhemmiş meğer,
Her düştüğümde bana koşarken sen.
En büyük huzur, dizlerinin dibindeyken
Acın gidemediğim çok uzak yerdeymiş, anladım.
Hâlâ içimde büyümeyen bir çocuk var anne,
Ne zaman yorulsam sana doğru koşan.
Ama yollar uzun, zaman suskun, ben eksik,
Anladım ki sana sarılmak, çocukluğumda kalmış.
***




























































