TÜLBENT
Ömrümün en güzel yılları
Bir tülbent kokusuna tutsaktı
Şefkatli ellerin verdiği huzur
En güzel mükâfattı
Ve ben
Sararıp solmaya mahkûm
Yorgun yılların bitkinliğinde filizlenmiş
Bir buğday başağı
Anam sakızını tülbentinin ucuna bağlardı
Yani saklama kabı
Herslenince tülbendini sıyırıp atardı
O da isyan bayrağı
Bir misafir gelince
İlk tülbentini sonra da bizi hizaya sokardı
Bildiğin disiplin aracı
Kapı önünü süpürürken tülbentiyle kapatırdı ağzını
Eee! Hijyen şarttı
Bir tülbentle geçer miydi koca bir ömür deme
Bir tülbentle sarılırdı yaralar
Merhem olurdu bir zamanlar
Kol kırılırdı da bir tülbent omuz verirdi
Acıya yoldaştı o zamanlar
Baş ağrısına da birebirdi mesela
Kafaya takılınca acılar,
Saçını toplayınca toka olurdu
Boynuna bağlayınca moda
Kınada nazardan korurdu
Düğünde halayda ele başı oydu
Şimdilerde ne mümkün ama
Ortaya atılınca da biterdi kavga
Baş üstünde bir ömürdü
Göçünce de tabutunda örtü
Bakarsan görürsün
Bakmazsan kör
Bir tülbent aynadır
Değilsen nankör
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz
Editör: Ümmügülsüm Hasyıldırım













































