SEN VAR YA SEN
Bir varmış bir yokmuş, masalların içinde kayboluyorum yine. “Sen var ya sen!” diyesim geliyor. Ama sen yoksun.
Benden çok uzakta, dönüşü olmayan bir yerdesin.
Vardın…
Hem de öyle çok vardın ki bende, gömemedim toprağa. Ah, duygularım dörtnala koşuyor! Savruluyor, oradan oraya.
Camın ardından bakıyorum; ağır ağır yürüyen adama. Bir yük varmış gibi omuzlarında, arkasına bile bakmadan gidiyor. Uzaklaştıkça küçülüyor anılarım. “Gitme, az daha kal!” diyorum. Duymuyor, görmüyor beni.
“Neden geliyorsun, gideceksen madem?” Beynimin bana oynadığı bir oyun, biliyorum; ama bu oyuna tutunmak istiyorum. Yine kaybolup gideceksin. Nefesimi tutup ellerimi uzatıyorum; buz gibi cama dokunuyor, irkiliyorum.
Böyle bir akşam evden çıkmış birden geri dönmüştün.
“Neden geldin, ne oldu?” dedim.
“Seni öpmeyi unuttum.” demiştin. Yine böyle camdan bakmıştım ardından. İçime bir sızı düşmüştü sebepsiz. Ve bir daha bu eve geri dönmedin. Uzakta beliren gölgene bile sarılmak istedim.
Gitme! Ne olur, gitme!
***













































