BİR NEFESTE
Garipti
Gökte uçan kuş,
Rüzgâr ile düşen yaprak kadar.
Garipti varlığım,
Ayaklarım yönünü bulamazken
Yüreğim,
yokluk diyarını mesken tutmuştu.
Kimsesizlikti pâyeme düşen yalan dünyada,
Yakınmıyordum ama
Yanıyordum
yalanlar etrafıma dolandıkça.
Birbirine benzeyen hikayeler,
Birbiri ardına yırtılan beyaz sayfalar gibi anlamsızlaşıyordu.
Sızı gökyüzüme değdikçe,
Bir el beklerken gecenin inleyen sessizliğinde,
Siyah bir düş oluyordu kirpiklerim.
Tel olup batıyordu ferimin kahvesine.
Sinemde büyüttüğüm gonca gül,
Diken kokuyordu kanlıca sokaklarında.
Uzun bir nefes yankılanıyordu kaldırım taşlarında.
Ellerim göğsümde beklerken
Sırtımda dinmek bilmeyen bir yangı,
Karnımda vadesi geçmiş ölü kelebekler.
Kürek kürek yağmur atarken üstüne yazgımın,
Kopuyordu bağı göbeğin, kimsesizliğe.
Ben bu derdi hangi dertle takas edeyim,
Bilemedim.
Söylesene sessizliğim,
Mil çektiğin dillerin,
Kaç oktav ateş yakar sol evinde.
Kaç denize bıraksam solundan
duyulur sesin.
Dedim,
Sustum bir nefeste.
Editör: Ümmügülsüm Hasyıldırım















































