SATEN BİR SARHOŞLUKTUR ÖLÜM
Güzel midir senin kadar
Şakaklarından göğün sarkan
Şahbaz ayın güzelliği?
Pinti vuslatlar mı vardır hep
Buruşuk gecesefaları ardında?
Fesleğenler neden hükümsüzdür ki
İstiflenmiş yanık kokuları saçarken gece?
Yaftasız sözler hep seni mi anlatır;
Hep senin saçlarındaki kurdeleye mi,
Musallattır bukle bukle gözyaşı saçağı?
Bu yüzden mi kurar hep şairler,
Gecenin aryasına otağı?
Bunun için mi cibinliğiyle yükselir
Övüngeç dizeler?
Oysa aşk derdiyle öleni de
Anlatır kasideler.
Hülyalı olsan ne yazar ey şakaklarım!
Bir kokusu var ki hele
Koymuşum komidinin üstüne,
Saten bir sarhoşluğun tâ derininde
Çakırkeyif, savruk ve alabildiğine titrek.
Zerk ede ede tükenmişliği damarlarıma,
Öyle varabiliyorum yok olmanın hazzına.
Söyle; kırmızısı yanık gül artığı şafak!
Yetişmezse gün imdadıma,
Ölür müyüm bu güzelliğin kucağında?
Ay da mı ölür
Ve güzel midir ölüm fesleğen kokuları arasında?













































