ORMANLAR YANARKEN HAYAT YANIYOR
Orman ya da ağaçlar, sizi nasıl okşasam sözlerimle.. Öyle muhtacım ki size, Yaşamak için can verenimsiniz.
Bir ağaca öykü yazılır mı?
Ah selvi ağacım, çınarlarım! Benim bebekken beşiğim oldunuz, avuttunuz. Çocukken salıncak yaptık, sallanıp eğlendik. Gölgende gölgelenip, dinlendik..
Nasıl anlatayım seni...
Atalarımız, her doğan çocuğa bir fidan dikerlerdi, bizde diktik. Yurdumuz, çevremiz yeşersin diye.. “Ormanlar bizim yaşam kaynağımız” dedik. Sizi korumayı beceremedik, "özür dilerim, üzgünüm" demek neye yarar...
Ormanlar yaptık; hayat versin, huzur versin diye. “Yaşam biçimimiz” dedik. Her gelen ormandan dal, yaprak değil; ağaçları kökünden söktüler, talan ettiler. Ağaç dile geldi; "İnsanlar bizi sevmez. Sana üzüldüm." Balta der; "Sapın benden olduğu için. Ben sana nasıl yanmam"
Ben size nasıl yanmam. Ah ormanlarım! Yıllardır kimseden yardım görmeden bizlere, huzur verdiniz, hayat verdiniz…
Şimdi biz nankörlükle, acımadan yakıp seyrine dalanlara söz bulamıyoruz. Yüzlerinde utanma, vicdanlarında acıma olmayan insancıklar, sözüm tükendi. Yüreğimin tükendiği gibi...
İçinde barındırdığı her canlının ahı tutar mı bilmem. Ama dilerim tutar…
Düşündükçe seni, aklım karışıyor. Keşke ben de sizin gibi bir ağaç olsaydım, bir ormanda. İnsanlığımdan utanıyorum.
Ah ormanlar! Siz yanarken benim içim cayır cayır yanıyor. Bu kadar vefasız dünyada, ne orman ne de insan olmak sanki suçmuş gibi vurdum duymazlığına, yalancı nankörlüğe, dayanamıyorum.
Ne garip bir alem bu alem…
Kimse sığmadı bu âeme. İnsanları ittirdiler bir yana, ormanları ittirdiler diğer yana. Orman güçlü çıkınca, “yakarım” dedi, yaktılar.
Siz yanarken, duyarlı insanlar da ağlayıp gözyaşlarıyla söndürmek istediler. Ama müsaade etmediler. Yağmur bekledik olmadı. Yağmur yağması için ormanlar lazım. Artık ne zaman geri gelirsiniz bilmem ama ben hep yolunuzu gözleyeceğim!
Ne kadar vefasızsınız. "Ölümümüzün mezarını kazmak için dahi size ihtiyacımız var" demediniz. Ormanlara muhtacız, bilemediniz mi caniler? Kazma, kürek, tabutumuz için.
Nasıl kıymetlimsiniz. Anlatmaya yüreğim, kalemim yetmiyor. Yazdığım kalem dahil sensin..
Mezarların kapağı senden. Hayata dair her şey yine sensin…
Yüreğim yanıyor. Ülkem yanıyor ormanlar yanarken!
Zalimler yanmıyor…













































