KÜSMEDİM
Zamandan mekândan derim bana ne
Sevdiğimi verin bana susayım
Aşk odunda pişen deli divane
Yâri getirmeyen yola küseyim
Taşımasın dünya sırtında beni
Toprağa gömülse garip bedeni
Unutur mu sandın seven seveni
Rüyama gelsin de kurban keseyim
Umudum var karşı dağın ardında
Lalenin sümbülün gülün yurdunda
Gelir m’ola misal ayın dördünde
Yollarına allı bayrak asayım
Söylemem adını güller kıskanır
Aydede şavkını mehtabım sanır
Onu gören dağda çiğdem uyanır
Şu bağrıma hangi taşı basayım.
Bulutlar durmadan ağlıyor olmuş
Ülker yıldızı da selama durmuş
Kader yollarına engeller kurmuş
Açılsın yolları kanlar kusayım
Biraz düşün uyma sen bu zamana
Gökyüzünü bohça yapıp ver bana
Kuşku duyma sakın Koçak’tan yana
Yâre doğru rüzgâr olup eseyim.
***












































