KOŞ
Kalk git diyorum içimden…
Kalk git uzağa…
Kulağındaki müzik bitene,
Kendinle konuşman sona erene kadar,
Nefesin tükenene kadar yürü…
Ve sonra,
Kollarını aç ve haykır
Lanetler et, isyanını göğe savur,
Sonra koş delice,
Koş!...
Sağa sap, sola sap,
Ama durma koş,
Bildik yollardan,
Tanıdık yüzlerden uzak,
Kendi öz patikalarına koş,
Haline gül,
Kendinle dalga geç ve hatta ayıpla ,
Özgürlük de,
Ben kölelerin kralı Spartaküs’üm de,
Özgürlük ağlamaksa?
Ağla özgürce,
Bağıra çağıra ağla,
Salya sümük,
Avazın çıktığı kadar,
Sesin içine düşene kadar,
Ve sen koş !...
Ağladığın kadar koş…
Koştuğun kadar ağla,
Takatin kesilene ,
Dizlerinin bağı çözülene kadar,
Yoruldun mu, bittin mi…
Sakın durma yürü…
Devam et.
Yeter ki uzaklaş…
Her şeye, her kime inat
Düştüğün an yere yine durma,
Toprağı avuçla isyanınla göğe savur,
Durma bir tepkin olsun bu iki yüzlü dünyaya...













































