KIRAĞI
Döküldü yapraklar toprağa düştü
Sıla bize gurbet yaprağa düştü
Düşen yaprak dönmez artık dalına
Beden yine candan ırağa düştü
Gidenler geriye dönmez dediler
Hasretin ateşi sönmez dediler
Ayrılık bal olsa yenmez dediler
Her ağuyu yutmak yüreğe düştü
Şaşırdı mevsimler vakti zamanı
Yine bize döndü efkâr dumanı
Kimse bulamadı o süt limanı
Gönül sudan çıktı çorağa düştü
Gam kasavet kulun boyunu aştı
Bu mezarı dost mu düşman mı eşti
Gerçek âşıkların yolu değişti
Dertleri anlatmak çırağa düştü
Gönül deryası çok bulandı taştı
Çeşmi giryan oldu hududu aştı
Yolcu kaderiyle gezdi dolaştı
Yolun ucu en son durağa düştü
Nûrfânî de aldı acıdan payı
Gerdi yine dertler üstüne yayı
Baharı aradı bir ömür boyu
Her sabah üstüne kırağı düştü
***














































