ANI
Giriş Tarihi : 21-07-2025 14:27   Güncelleme : 21-07-2025 15:10

İlmeklerden Gelen Mutluluk / Turna Sarıkaya

Yazan: Turna Sarıkaya, İLMEKLERDEN GELEN MUTLULUK

İlmeklerden Gelen Mutluluk / Turna Sarıkaya

İLMEKLERDEN GELEN MUTLULUK

Eskiden bayramlık kıyafetler, yılın en kıymetli hediyelerindendi. Öyle her zaman alınmazdı; bayramdan bayrama, o da imkânlar el verirse. Bazen hiç alınmazdı da... Ama çocukları mutlu etmenin yolları yine de aranırdı. Kolaydı, bir tebessüm bin yorgunluğa değerdi.

Ben o heyecanı en güzel hâliyle yaşadım. Çünkü bir bayram arifesi, annem bana; sadece kıyafet değil, sevgiyle örülmüş bir mutluluk armağan etti.

Beş yaşındaydım. Annem, bana bir hırka ve etek örmüştü. Bayram sabahı giymem için gizlice hazırlamış ama dayanamayınca “Acaba denesek mi?” diyerek akşamdan giydirmişti.

Giydiğimde mutluluktan çığlık atmıştım:

“Bu benim bayramlığım mı?” diye...

Ayna karşısında dönüp durduğumu hatırlıyorum. O an annemin gözlerindeki mutluluk, benim yaşadığım mutluluktan daha büyüktü. Ben kıyafetle sevinmiştim; o, benim mutluluğumla.

Ama o akşam yalnız biz yoktuk. Bir yaşındaki kardeşim de bizi izliyordu. Henüz konuşamıyordu ama yüz ifadesi her şeyi anlatıyordu. Dudaklarını büküp gözleriyle anneme bakmıştı.

Sanki şöyle diyordu: “Bana yok mu?”

Annem o an çok üzülmüştü. “O küçük, bilmez bayram falan…” diye düşünmüştü. Hemen çareler aramaya çalıştı. Evde ip kalmamıştı; hava kararmış, dükkânlar kapanmıştı. Ama “yok” kelimesi, annemin dağarcığında hiç uzun süre kalmazdı. Hemen düşündü, çözüm aradı. Ve buldu...

Benim küçülen bir kazağımı söktü. Evdeki ip kalıntılarıyla bir araya getirdi. Minicik renkli yumaklar yaptı. Kardeşimi uyutmak için ayağında sallarken örgüsüne başladı. Gece boyu uyumadı. Sabah olduğunda elinde minicik bir kazak ve bir şapka vardı.

O sabah önce beni giydirdi. Sonra kardeşimi kucağına aldı ve; “Bu da senin bayramlığın, güzel kızım.” dedi.

Kardeşim şapkayı tutup başına geçirmeye çalıştı. Ben bile şaşırmıştım: “Anne, nasıl bitirdin?” diye.

O an, o çocuklarının gülümsemesi annem için her şeyden kıymetliydi.

İstemek, başarmanın yarısıydı. Başarmak, kalbin inancıydı. Bir şeyi elindekilerle yapmak güzeldi ama olmayanı üretmek… İşte o, gerçek emekti. Gerçek sevgiydi.

Kimi zaman bir gecede, uykusuz saatlerde; kimi zaman bir bakışta, en çok da çocukların yüzündeki mutlulukta gizliydi ilham.

Ben, bir annenin elleriyle yazdığı bir masalın içindeydim o gece. Satın alınan değil ama ilmekle dokunmuştu bu bayramlıklar. Sadece ip değil, umut, sabır ve sevgi vardı her ilmekte.

Ve bayram sabahı; iki küçük çocuğun gülümsemesi, güneşten önce doğdu annemin yüzüne. Çünkü bazen en değerli armağan alınan değil, sevgi ile üretilendir.

***

Editör: Nevin Bahtışen

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi