İLHAM PERİSİ
Soğuk bir Ankara akşamında karalıyorum satırları
Demli bir çay soğuyor önümde
Yarısı yanmış sigaram
Kalemim kafa patlatıyor cümlelere
Ne ilham perisi uğruyor yanıma
Ne aşk perisi havasında
Kelimeler sıralanmış aklımda
Kâğıt direniyor
Kalem olmaz diyor
Ben şiirlerin efendisi sanarken kendimi
Kekeme mısralara kalmışım
Ama benim daha yazılmamış beyitlerim
Okunmamış şiirlerim var
Ne sarhoş olabiliyorum körkütük
Ne yalpalıyor ayaklarım
Kazılmamış mezarda
Kefensiz ölü gibiyim nedense
Ne tabutu var kalemimin
Ne fatiha okuyanı
Ortada kalmış şiir gibiyim
Sahipsiz
Yazarsız
Okuyanı olmayan
Ben kime şikâyet edebilirim ki yüreğimi
Ne iki kelimeyi bir araya getirebiliyor
Ne sevişebiliyor akşamları
Umursamadan
Dinlemeden
Yalvarmadan
Haykırmadan
Sus artık diyeceksen
Durma
Nerde kaldın diyeceksen
Gelme
Özledim diyorsan eğer
Ölme
Yaşa bir şiir ömrünce desem
Ölümsüz şiirlere yazık
Belki de en iyisi
Kelebek ömrü
Uzunca
Bir şarkı söyleyecek kadar
Belki yakılmış bir türkü
Buram buram sevda tüten
Belki bir saz tıngırtısı
Bir keman gıy gıyı
Yok gelmiyor bir türlü peri
Cümleler sarhoş
Kelimeler kaçkın
Kalemim suskun
Tamam öğrendim ne yapacağımı
Sen anlatırsın perilere durumu
Ben susuyorum
***














































