VALLAHİ YALAN
Semtine varmadım, selam vermedim,
Kapısından gelip geçti demişler.
Ömrümde bir defa gördüm, görmedim;
Kendine yâr diye seçti demişler.
Gariplik serimde, derdim çok benim,
Dal vermez, gül açmaz kuru kök benim,
Peşinden koşacak hâlim yok benim
Yâr elinden bâde içti demişler.
Uğrunda bal, şeker dermişim çile,
Yanık türkülerle vurmuşum tele.
Başımı kaldırıp bakmadım bile
Gönül nikâhını açtı demişler.
Aşkın ateşinde savrulmuş külüm,
Bir günlük hasrete denk imiş ölüm,
Bir defa eline değmedi elim;
Yoluna karanfil saçtı demişler.
Surat asıp geçme, gül yüzlü handan,
Sen gülünce cennet olmaz mı zindan?
Yeminler ederek ben seni candan
Seviyorum deyip kaçtı demişler.
Olmasan ne gerek, olsan ne gerek?
Adınla çarpacak her an bu yürek.
"Ölsem de unutmam seni" diyerek
Bu sevdaya ömür biçti demişler.
Nûrfânî’m, köz düşmüş gönül yurduna,
Çare bulunmazmış sevda derdine,
Kar boran demeden düşüp ardına,
Göçmen kuşlar gibi göçtü demişler.
***












































