HİKÂYE BÖYLE BAŞLAMIŞ
bu kaçıncı bahar
bu kaçıncı güz
saymadım
baharları avuçlarından öptüm
güzlerin yağmurlarına mendil oldum
yüreğim içli bir serzenişte
rüzgâr tozunu aldı yaşımın
boran silkeledi ipsiz çamaşırlarımı
zelzelesi eksik olmadı
çalkantılı yaşışımın
enkazı altından yeni bir ben
yeni bir yaş
sayfası boş
cildi üç yüz altmış beş
rengi ebem kuşağım gözü şeş
ilk başta bej
yeni bir yaş
yeni bir baş
hikâye böyle başlamış
bir varmış
bir yokmuş
varım yoğum anam
gerisi hep bir telaş
yangın
ne elim su tutar
ne yüreğim artezyen
bir gözüm şeş
bir kulağım sağır
yarımın yarısı
karnımın ağrısı
yamamın söküğü
ne terzi
ne alim
bu yaşımın kör dilencisi
yaşlarım dizili ardı ardına
birisi de adam gibi
çıkmaz hüznü sırtlamaya
ben yine
sahipsiz yaşların kölesi
***















































