HAZANDA GÖNLÜM
Güneş yüklü bulutlar
Yorgun bir meltem okşar saçlarımı
Akışkan sularda gölge ve ışık oyunları
Hâyâle sığmayacak kadar güzel
Sensiz geçen bir gün daha ömürden
Acılı bir sevdayı taşır
Yorgun kanatlarında kuşlar
Sızlar yüreğim derinden
Ağzımda dumanlanan bir cigara
Dilimde yol yol olmuş bir ayrılık türküsü
Kederli bir günümdeyim
Fena hâlde yılgın ve ümitsizim
Senin hasretinle dolu
Karlı bir ova gibi yapayalnızım
Nasıl da heyecanlıydım
İlk göz göze geldiğimiz gün
Kırmızı bir gül takmıştın saçlarına
Islaktı sesin güneşliydi gülüşün
Bir ürperti koptu yüreğimden
adını bilmediğim
Bu gönül tutsak oldu sana
Sende karşılık verdin sevdama
Anımsıyor musun
El ele tutuşup seninle
Bir dost bahçesinden zeytinler
devşirmiştik
Seninle mutlu günler yaşadık
Koştuk ağustos pınarlarına
Su başlarında çoban ateşleri yaktık
Bir avuç dolusu güldük
Karıştık ak suların seslerine
Şimdi yoksun yüreğim suskun
Çekip gittin adını bilmediğim bir şehire
Döneceğin de yok
Tepemde dönerken yalnızlık kuşları
Akıtıyorum gözyaşımı
Hazanda gönlüm
***




























































