DENEME
Giriş Tarihi : 15-07-2026 14:57   Güncelleme : 15-07-2026 15:00

Dev / Ahmet Keskin

Yazan: Ahmet Keskin -DEV

Dev / Ahmet Keskin

DEV

Bir yere gelince zınk dercesi durursun. 
Bu; soluk almanın, dinlenmenin vaktidir. Biraz öncesine kadar yaşanmışlıkların sırtına yüklenmiştir. 

Ağırlık onun ağırlığı; hüzün onun hüznü; sevinç onun sevinci; öfke onun öfkesi; yalnızlık ya da kalabalık onun yalnızlık ya da kalabalığı; pişmanlık ya da kararlılık onun pişmanlık ya da kararlılığıdır.

Oturacak bir yer aranırsın, içecek birkaç yudum su… 

Suyun olmasa da bir yüksekçe taş, bir avuç yeşillik mutlaka bulursun. Oturursun usulca mendilini çıkarır, terini siler, kurulanırsın. Çevirip başını bir geldiğin yöne bir de gideceğin yöne bakarsın. Geldiğin yönde yaşanmışlıkların ve ruh hallerin vardır. Şahidi kendinsindir. Oyalanmazsın o yönde, çevirip başını gideceğin yönü gözlemlersin. İleride ufuk çizgin belirir. Elle tutulacak kadar yakın, günlerce gidilemeyecek kadar uzak bulursun. “Hele bir dinleneyim de…" ile çöküntün artar. Bu çöküntüde yorgunluğun, yalnızlığın seninledir. Bunca yolu da tek başına geldiğini sanırsın. Kalabalıktaki yalnızlığın; kardeşin, annen, baban, eşin, çocukların, dostların, düşmanların, akrabaların, tanıyamadıkların; hem var hem yok olanların. Gecenin gözyaşlarında için için iç geçirmelerin, düğün dernekte birlikte eğlendiklerin... Dünlerden şu ana gelişin; çeşit çeşit öykülerin; kimi ödüllük kimi mansiyonluk kimisi umurda olmamışlık. Kaç bayramı yaşamışlık, kaç cenazede toprak atmışlık, kaç güne uyanmışlık? Tıraş olup saç taramışlık, giyinip kuşanmışlık, dolu dolu faso fiso yaşanmışlık. Düşünmeden farkına varamamışlık. Şu üzerinde oturmakta olduğun taş senin için mi konmuştur buraya, bilemezsin.  Dinlenmenin vaktidir dedin durdun, oturdun. 

Yaşamın diyalektiğidir belki de bu. 

Şimdi sorma vaktidir. 

Yaşamda olduğun için mi yaşamaktasın, sen olduğun için mi yaşam var? 

Merkez sen misin, merkezde misin? 

Yorgunluğun azalmakta mı katlanmakta mı?

Düşüncelerin ip atlarcasına hareketli. 

Bir, iki, üç, dört… 

Zıpla zıpla… 

Taşa daha bir cüsseni ver. Yerleştikçe yerleş. Ne dünkü gençlikte ne de gelecekteki yaşlılıktasın; sadece şu andasın. Ya burada kal ya da kalk ilerle. 

Karar sende, karar senin... 

Bence mi? 

Derim ki devin, devin… 

Dev sensin.

***

Editör: Nevin Bahtışen

EditörEditör