HAYAL GÜCÜ
Sosyal medya olmadan büyüyen bir nesildik biz.
Ansiklopedilere gömülen, aradığımız şeyin dışında gözümüze takılanı da araştıran...
Zamanımızı çalacak düşüncesiyle, dönem ödevlerine sıcak bakmadığımız dönemlerden geçtik. Gördük ki sormayı, sorgulamayı teşvik etmek, üretmeyi zihnimize yerleştirmekmiş gaye.
Zaman kavramının önemine değinen, sabırla ilerlemenin değerini gözler önüne seren...
Günümüzde üretmek artık ne kolay.
Sanal ekranın başında, iki parmağın ucunda şimdilerde.
Zahmetsiz, kolaylıkla ulaşmak istediğimize ne çabuk da ulaşabiliyoruz değil mi?
Dönüşü kısa sürede sağlamak elbette iyi.
Lakin atladığımız bir şey var ki o da emek sarf etmeden kolaya eriştiğimiz.
Geç olsun, temiz olsun mantığı sanırım rafa kalktı. Gayretin, azmin sonuca götüren olduğunu bilmek, kendimizle iftihar etmek ne kıymetliymiş meğer... Aynı küçük şeylerle mutlu olmayı bildiğimiz gibi.
Yaramazdık ama saygılıydık. Odalara sıkışıp kalmazdık, dışarıda oynamayı tercih ederdik.
Akşam ezan sesi ile eve dönen bizlerdik.
İstediğimizi seçebilme şansımız yoktu belki ama hayal gücümüz vardı bizleri geleceğe taşıyacak.
Yeni oyunlar yaratırdık. Ve bunu hayal gücümüzü kullanarak yapardık. Ezberimizde olurdu telefon numaraları, şimdilerde olmayan...
"Hiçbir şey insanın hayal gücü kadar hür değildir." sözü düştü aklıma. Ezber bozuldu.
Hayal gücü daraldı. İki prizin ucuna bağlandık.
Belki de hayal gücüydü bizleri bu günlere getiren ama sosyalleşmeyi hayatımızdan uzaklaştıran.
Kim bilir...
***














































