SESSİZLİĞİMDEN DUYAR MISIN SESİMİ
Konuşmuyorum diye anlatacak hiçbir şeyim kalmadı sanmayın.
Bazen insan, en büyük çığlığı dudaklarını hiç kıpırdatmadan atar.
Sessizliğim, kırılmış hayallerimin mezar taşıdır. Her susuşumun altında, yüzlerce yarım kalmış cümle uyur.
Kimse görmedi gülüşlerimin arkasına sakladığım yorgunluğu. Kimse duymadı gece olunca yastığıma anlattığım hikâyeleri.
Oysa insan, en çok kalabalıkların içinde yalnız kalır. En derin yarayı da “Kendini güçlü sananlar" alır.
Bir zamanlar herkese yetişmeye çalışan ellerim vardı. Şimdi...
Kendi içimde kaybolan bir çocuğu arıyor avuçlarım.
Bana, "Neden sustun?" diye soruyorlar.
Çünkü bazı acılar, kelimelere sığmayacak kadar büyüktür. Ve bazı insanlar, gerçeği ancak sessizlik bağırınca duyar.
Bilir misiniz? Ağaçlar da konuşmaz. Ama gölgesine sığınan herkes, onların ne anlattığını hisseder.
Ben de artık kendimi anlatmıyorum. Anlayan, bir bakışımdan ömrümü okuyor. Anlamayan ise saatlerce konuşsam yine duymuyor.
Belki bir gün, kalbiniz yorulduğunda; bir köşede sessizce otururken benim susuşum gelir aklınıza.
İşte o zaman anlayacaksınız...
Bazı sesler kulakla değil, vicdanla duyulur.
Ve bazı insanlar, haykırmadan da bir ömür anlatabilir kendini.
***















































