HATIRA ORMANI
Su gibi geçer zaman,
Eteklerin zil çalmadan evvel manasız,
Eteklerin tutuşunca manalı gelir!
Akıl uçup gider sonra,
Ne ölmek umurunda olur o vakit,
Ne para pul!
Tutturur gönül ille de sevmek diye,
Aşka âşık olmak mümkündür o vakit
Deli divane olmak dahi hoş gelir!
Ah o zillinin maşa kadar dili olmasa,
Paşa kadar hükmüne razı olur muydu bu civan!
Oldu,
Bütün maşuklar gülün dikenine razı oldu!
Ah o vakit çöle gitmeden seraplar görüldü,
Deryalar kadar göz yaşı döküldü,
Sırf sitemler yazılsın diye,
Koca koca kütükler yakıldı!
Ah o devir devran bir hatıra ormanı şimdi,
Kimse dokunmasın diye adımız verildi!
Belki bir gün bir aşığın yolu düşer diye,
Yanına küçücük fidanlar dikildi!















































