HANIMELİ KAVGASI
Bak, yine gün devrildi zeytinlerin arasından,
Gümüşi bir parıltı vurdu yamaca.
Ne güzel şeydir şu sabahın taze ekmek kokusu
Ve avluda uyanan hanımelinin rüzgârla kavgası.
Toprak daha nemli, tütünler daha ağır.
İçimde bir dünya dolusu yaşama hırsı.
Hani o hukuk kitaplarında yazmayan bir adalet var ya;
İşte o, şu denizin maviliğinde gizli,
Şu balıkçı ağlarının düğümünde
Ve bir dostun "Günaydın," deyişinde saklı.
Gel otur şöyle, birer çay söyleyelim kendimize;
Yükümüz ağır, gönlümüz kuşlar gibi hür olsun.
Yaşamak dediğin, sadece nefes almak değil ki
Güneşe her gün ilk kez bakıyormuş gibi...
Sevelim şu dünyayı hiç yorulmadan,
Korkmadan, kaygısız, yasaksız, yalansız.
Zaten mühim olan yalansız yaşamaktır, yalansız.
***














































