GÜLÜŞÜN BENDE KALDI
sükut-u lâl oluşumun sükut-u meftun kalışımın sebebi
bilmemezlikten geldiğin hüsnündür
sen bana bir lahza değil
demâdem yakın ol
varlığına bigane kalmak ne mümkün aklım sana mücrim tarçın kokulu yarim
unutma ki sen muhacir yüreğimin müdahilisin
sen mubadilin muadili değilsin
sen asılsın suret değil
çerağ yalazında yüreğim
sonbahar esmerliğinde
akşamın hüznünde yangın
bildiğim bütün renkleri tutuşturuyor
mağribiye çoktan yönelmişken kuşlar
kaldırımda kendini vurdu şiir sözcükler mermiydi kurşuna dizildiği yalnızlığım
kanım yere damladı gözlüğüm kırıldı
kan pıhtısı kelimeler
kitaplarım dağıldı
orta yerinden bölündü yaşamın bütünlüğü
çöl gizemine saklanmış uygarlıklar gibi
dudağının kenarına ilişik
bana dairlik gülüşün bende kaldı...
**
(sükut-ulal:dilsiz; sükut-u meftun:suskunluk; hüsn:güzellik; lahza:an; demâdem:her an; bigane:ilgisiz; mücrim:tutuklu; muhacir:göçmen; müdahil:dahil edilmiş; mubadil:başkasının yerine getirilmiş; mu(h)adil:eş değer; mağribi:batı)















































