EY SUSAN İNSAN
Susuşun, dağları korkutur senin
Konuşman dilleri titretir.
Harfler sıraya girer, dökülür kelimeler,
Cümleler sağnak olup yağar, susmasan;
Bin yıllık yalnızlığın yüklüdür susman,
Konuşman ise düğün, bayram.
Bilirim, taklar kurmaktasın suskunluğunda,
Onlar bunu bilmez, bakar, göremez.
Sen zincirlerini yüklersin suskunluğuna,
Köleliğin değil boşuna, inan.
İki yılını alır, yaşamda konuşmayı öğrenmen,
Niyedir bir taş gibi duruşun, susman,
Sen ki konuş, türkü söyle, halay çek, bağır, çağır.
Suskunluğun, omuzunda biriken yük,
Yükünden kurtul!
Kurtul yükünden!
***















































