DENEME
Giriş Tarihi : 12-01-2026 00:21   Güncelleme : 12-01-2026 00:29

En Sağlam Köprü / Ümmügülsüm Hasyıldırım

Yazan: Ümmügülsüm Hasyıldırım -EN SAĞLAM KÖPRÜ 

En Sağlam Köprü / Ümmügülsüm Hasyıldırım

EN SAĞLAM KÖPRÜ 

Bir bakış, bir gülüş, bir gölgede gizli sevdalar. Ucu yanık bir mektubun sararmış sayfalarında saklı umutlar.

Yılları üç beş sayfaya sığdırmak, bir ömrü küçücük bir sandığın içine hapsetmek, anıları bir fincanın dumanında yolcu etmek kolay değildi. Korlanan ciğer yangınımı söndürecek cümleler bir bir dökülüyordu masamın üzerine. 

Annemden bana kalan miras, bir sandık dolusu hüzün yüklü mektup ve içerisindeki acılarla dolu anılardı. Yokluğunun acısına merhem olur diye umut ettiğim bu anıların, beni nasıl bir girdaba sürükleyeceğini bilmiyordum. 

Gaz lambasının titrek ışığında mazinin derinliklerine başladığım yolculuk, bir hayli uzun süreceğe benziyordu. Yıllarca kızdığım, yaftaladığım, yargıladığım, sorgusuz infaz ettiğim annemin yaşadığı ömür, şu an vicdan terazisinin kefelerini bozmuştu. Oysa farkına bile varmadan nasıl da canını yakmış nasıl da üzmüştüm onu. 

Yargıladığım zamanlardaki gözyaşının manası canlandı satır aralarında. Suskunluğu söz oldu sararmış kağıtlarda. Satırlar dili, kelimeler dile gelip sözü oldu. Kalbimin tam ortasına saplanan hançer döndükçe canım yeniden çekiliyor. Her satır, her sözcük, her noktası-virgülü yeniden yeniden saplıyordu yürek haneme hançeri. 

Gırtlağım düğümlendi, dilim damağım kurudu. Alnımda balyoz yemiş gibi bir ağrı. Aldığım nefeste oksijen yokmuş gibi. Her seferinde rahatlamam gerekirken boğulacakmış hissi. Dudaklarımı ıslatmak istercesine elim fincana doğru uzandı. Dudaklarımla buluşan fincandaki kahve buz gibiydi. İçimde soyuyan ne varsa buz tuttu. 

Gönlümde dinmeyen bir sancının sızıları başladı. Her satır yüreğe inen neşter, her sayfa bir ömürdü. Kendi dünyamın sığ suları boğarken annemin dünyasındaki okyanusların girdabı, tüm benliğimi yutuyordu. 

Yaşadığım hayatın gerçekleriyle, annemin gerçekleri savaşa girmişti. Gözyaşımın yere düşemeden buharlaşıp havada asılı kalmasına her harfin şahitliği yeterdi. Duygu dünyamın en bariz açıklaması, kalbimin bu asrın dengi olmadığı gerçeğiydi. Bir dünya vardı satırlar arasında, bir de benim gerçeğim. Oysa hakikat hem orada hem buradaydı. Anlaşılmayan ise aradaki köprünün görünmeyişiydi. Sevgi en sağlam köprüydü. Iskaladıklarımız buydu. Gözlerimi mektuplardan kaldırdığımda içimde garip bir boşluk oluştu. Yüreğimde pişmanlık ve annemin yaşadığı hayatı anlamış olmanın garip huzuru vardı.

***

Editör: Deniz İmre

EditörEditör