ÖYKÜ
Giriş Tarihi : 16-11-2022 19:59

Dört Tek Lira

Yazan: Kenan Gül -DÖRT TEK LİRA

Dört Tek Lira

DÖRT TEK LİRA

Cılız mum ışığında
çayına katık,
düşleriyle vurgundu aydınlığa 
gün, nazlı gelin.
Acelece yudumladı.

Yol ırak,  yol soğuk,  yol yokluk, yol  beşikteki bebe.
Çatlak ellerini kendinden saklarcasına
aceleyle daldırdı babadan emanet
yamalı ceplere.
Ürkekçe karıştırdı.
Hah tamam.
O en büyük hazinesi kötü gün için sakladığı
dört tek lira yerindeydi hâlâ.

Teklifsiz çıkardı.
"Aha!" dedi,
ahiretliğine. Bu gün idare ediver. Sustu
o susarken
suskunluğu 
ondan izinsiz konuşuyordu.

Doğruldu. Dik durmaya çalışırken kabullenemediği kamburluk dertlendi. Dertlendi
çelimsiz bacakları
çare yok gidilecek.

Yılışık kar taneleri karşıladı kapı  önünde. Aldırmadı
sırtladı, kenarda duran semeri...

Yüzünde dans eden soğuğa inat
Emin adımlarla yollandı. Mısır Çarşısı'nın arka sokaklarına.

Başı önünde,
mezar olmaya zaman yok ki...
Başı önünde
Kaç kez kendi nefesiyle şişirmşti 
rüzgârsız denizde yelkeni. Ve dahi
kaç kez karanlığa uzanan elleri tutmuştu. Yarına
emanet. Kaç kez gizlemişti göz yaşlarındaki öfkeyi.
Kaç kez, kaç kez saymamıştı.

O mum yanmalı
O bebe okumalı
O ev dumansız tütmeliydi. Olmalıydı. Mezara zaman yok.
çünkü o babaydı.

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi