D İ L ‘ E M Ü H Ü R /2
Biz ki çölün
yılkısında mührümüzle
sınandık;
paslı dillerimizle
uzun cümlelere menzil
adandık…
-Sesimiz için çözülmez diyorlar,
dilimizden…-
Dilinin mührünü
sözünden önce soyunan
bizden değildir, bizden değildir..
Bizden değildir;
nemlenmiş gizil yanlarını
ışığımızdan sakınan…
İlkin saklı düşler
aşırdık
gecenin kara dişlerinden,
avutmak için
güneşimizle…
-Ekmeğimiz de kanımız da
ışığımızdandı,
bunu bildik,
bunu bildik…-
Sonra avuçlarımızda kuruyan
kana,
“üç”ün ruhunu
“Sur”la üfledik…
-Üç gün..
Üç mühür…
Üç gün..
Üç mühür…-
Üç kere ben…
Kıyameti kendinden kopmuş
bir kavme
kurtuluşu verdiğimizde,
ikiye yırtılan değildi artık,
Kızıldeniz…
-“Ol” dedim, oldu;
“öl” dedim, öldüm!-
Dilimin mührünü
sözümden önce
çözüldüm,
üç dine haram kılındım ve
dört kitaba…
Haram kılındı
anama borç nefesim;
her soluğumda
üç mum söndürdüm.
-Öldüm, öldürdüm.-
Dilim kesik,
dilim kanar;
dilim çölde alınlıksız mezar…
Ve
sesim için
çözülmez diyorlar,
şiirimden…
***














































