DERTLEŞMEK
İnsana neden “dert küpü”dediklerini şimdi daha iyi anlıyorum.
İçinde biriktirdiği dertleri sevinçleri anlatacak birini bulamayınca, dağ gibi oluyormuş duyguları ve yolunu bulamayan nehirlerin taşması gibi insanında dolup taştığı anlar da oluyormuş. Kimi zaman önüne çıkan ne varsa yıkıp giderken pınarları kuruduğunda ise içinde sakladığı taşları göstermeye başlar.
Gözyaşları kurumuş insanı hiç bir acı yıkamaz.
Ama gönlünde yağmur damlaları eksik olmayan insanın da bereketli sözlerinden etrafını saranlarda nasiplenir yeşerir.
Eskiler bozulacak yiyeceklerini içi sırlı küplere koyarmış, topraktan olduğu için hem nefes aldırır ama havadan nem kaptırmazmış.
İnsanlarda sırlı küpler gibi olmalı, nefes aldırmalı ama içine sığınan insanların da dertlerini muhafaza etmeli bozmadan bozulmadan.
Dışardan bilinmez içinde ne olduğu, kırmak yerine kapağını kaldırmak kâfidir.
Editör: Nezihat Keret














































