ÇOCUKLUĞUMUZA GİDELİM
Tut ellerimden,
Çocukluğumuza gidelim.
Yüzleşelim unutulmuş hayallerimizle
Kanatlansın küçük sevinçlerimiz
Yeniden uçmayı anımsasın yüreğimiz...
Tut ellerimden,
Evimize gidelim.
Yanıyordur odun sobası
Çaydanlık bir şarkı tutturmuştur
Kestane kokusu da sinmiştir odamıza...
Tut ellerimden,
Oturalım bir kış akşamının dizlerine.
Buğuludur şimdi penceremizin camı
Sokak lambaları da yanmıştır birer birer.
İnsanlar geçiyordur önümüzden, hepsi dost arkadaş...
Tut ellerimden,
Ki geriye gidebilsin zaman.
Sen “Kibritçi Kız”ı anlat yine bana
Çocuk yüreğim yeni baştan yazsın öyküyü.
"Çocuklar üşümesin, aç da, kalmasın !" diyerek...
Tut ellerimden,
Yenilsin umutsuzluklar.
Bir gölge oyununda,
uçuşsun “Sadako nun Turnaları”
Sobanın alevinde ışıldayan duvarda...
Tut ellerimden,
Çocukluktan kalan ellerinle...
Ne kadar uğraşsam da yeniden yazılmıyor öyküler.
İnsanlar geçiyor önümden, birbirine el gibi.
Çocuklar hayallerde bile, aç billaç...
Tut ellerimden,
sıcacık kışımıza gidelim...
Yanıyordur odun sobamız
Hem kestane de kokuyordur odamız
Büyüklerin kışları çok amansız, bilesin...
Tut ellerimden,
Yüreğim çok üşüyor...
Hem de çok!
***
Editör: Neşe Kazan












































