KIRIK GÖLGE / İLKER BALKAN
Bugün sizlere İlker Balkan'ın kaleminden çıkan Kırık Gölge kitabından bahsedeceğim. Kitap öyle güzeldi ki birçok yerde altını çizdim, diyebilirim. Yazarın kalemini ve kitabını sevdiğimi belirtmeden geçemeyeceğim.
İlker Balkan, anlatıcının kırılmışlıklarını, eksik kalan cümleleri ve geçmişin gölgelerini öyle bir işliyor ki okurken sanki kendi iç dünyanızda bir yankı buluyorsunuz. Anlatıcının ölümcül bir hastalıkla yüzleşmesi, hayatın geçiciliğini ve zamanın acımasızlığını bir kez daha hatırlatıyor.
Kitapta baba-oğul ilişkisi, affedilmeyi bekleyen ama reddedilen eşin hikâyesi ve anlatıcının kendi içindeki çığlıkları öylesine çarpıcı ki her sayfa insanın ruhuna dokunuyor. Bilinç akışı tekniğiyle yazılan satırlar bazen yavaş bir nehir gibi akıyor, bazen keskin bir şimşek gibi çarpıyor.
Özellikle karakterlerin içsel çatışmaları ve kırıklıkları, okuru kendi yarım kalmışlıklarıyla yüzleştiriyor. Kırık Gölge, sessiz çığlıkların, geç kalınmış özürlerin ve içsel savaşların romanı. Okuduktan sonra “Ben ne ara bu kadar eksildim?” sorusunu kendinize sormadan edemiyorsunuz.
Siz bu kitabı okudunuz mu? Düşüncelerinizi merak ediyorum.
ALINTILAR
“Gitmekle kalmak arasında salınan bir çizgide geçtiği hayatım. Ne gitmeye cesaretim vardı ne kalmanın anlamı…”
“Ne garip varlıklarız biz insanlar.
Hep bir eksikliğin peşindeyiz.”
“Pişmanlıkla yitirilen şeylerin yerine bir şey koyulamıyorsa, o zaman gerçekten hiçbir şeyin önemi kalmıyor.”
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz



























































