KİTAP ANALİZİ
Giriş Tarihi : 26-07-2026 18:24   Güncelleme : 26-07-2026 18:56

Bir Kitap: Emre Antoloji Altın Mısralar 1 (3.Bölüm) / Suna Türkmen Güngör / Orhan Sarı

Hazırlayan: Orhan Sarı -BİR KİTAP:EMRE ANTOLOJİ ALTIN MISRALAR 1 (3.BÖLÜM) -SUNA TÜRKMEN GÜNGÖR

Bir Kitap: Emre Antoloji Altın Mısralar 1 (3.Bölüm) / Suna Türkmen Güngör / Orhan Sarı

EMRE ANTOLOJİ ALTIN MISRALAR 1 / SUNA TÜRKMEN GÜNGÖR

Antiloji Üzerine Birkaç Söz

(3. Bölüm) 

Bu Akdeniz’in yosun, iyot, tuz kokan  -benim tanıdığımda "Güp" yoktu; sadece Seher USLU vardı-  kızına vefa borcum var. Benim gibi öğrenme güçlüğü çeken, işlem basamaklarını bilmeyen birine ne zaman arayıp sorsam sabırla anlattı. Yetmedi örnekledi. Özel zamanlar ayırdı. Ama ben bir türlü şiirleri onaylama davranışı kazanamadım. Truva logosunu sürükleme becerisi  gösteremedim.  Ona bana ayırdığı zaman ve sabır için yürekten teşekkür ederim. Minnet borçluyum. O da kendi ifadesiyle kelimelerin açtığı yollarda başarıyla yürümeye devam ediyor. Yaşının genç olduğunu kestirebiliyorum. Yazın dünyasının kutup yıldızı adayım. Yalnız kendi parlaklığı ile yetinecek değil; yol göstericiliği, göz kamaştırıcılığı ile Bahr-ı Sefid’i ömrünce aydınlatacaktır. İçinin "tenha odalarında" şiirle gezinecektir.

Bir KİRKE var. Biz bunu biliyoruz ama asıl adı Serpil AZAPOĞLU imiş. Üşenmedim baktım. Kirke ne? Yunan mitolojisinde büyü tanrıçası, popüler kültürde parfüm, Güneş tanrısı Helios ile Okeanos’un kızı Persies’in çocuğu. Aiaia adasında yaşar, bitki ve sihirli iksirler uzmanı…  Serpil çok özeline girdik ama taşlarını basmamız için özgeçmişinizde siz döşemişsiniz. Bu bağlamda ben masumum. Önemli bir meziyettir insanın kendini irdelemesi, kendini ameliyat etmesi. Bunu başarmışsın.  Şiirlerin "insan … /  kendi ördüğü duvarları yıkmakta zorlanır / en sert kayaları üst üste dizer." dese de şair sözü elbet biraz yalan olur. Yolun açık ve aydınlık olsun… 

O Truva'nın Kibelesi. Suna TÜRKMEN GÜNGÖR Hanım. Arıların, karıncaların imecenin annesi… Bolluk ve bereket simgesi kadim Anadolu’nun ana tanrıçası. Harput’tan göğe yükselmiş Hüma kuşu… Kendi deyimiyle bazen bir mısrada yolculukta bazen de sisler arasında kendi gökyüzünde yükselen türkü

"Yaz Beni" demişsin ben de dilimin döndüğünce yazdım. Her şairin bir şiirini tahlil etmek gibi bir yükü taşımak zor zanaat. Bunu başarmışsın. Benim şiirimde benden iyi yolculuklar yapmışsın. Tebrikler. İki yüksek lisans tezim de insan kaynakları üzerine. Verimliliğe ilişkin personel yönetiminin iki belirleyici değişkeni vardır. Yüksek ücret ve işten atılmakorkusu…

Truva'da bunların hiçbiri yok. Bir de herkesin kendine ait gökyüzü olan, yeterlikleri olan yazarçizeri koordine etmişsin. Vasıfsızları yönetmenin zorluğu da kolaylığı da vardır. Yeterlik arttıkça, uzmanlaşma yükseldikçe bireyler sıra dizim karakteri göstermezler. Yöneticilerinin  dikkatinden kaçırdıkları özel imtiyazlı alanlarının bağımsızlığını ölümüne savunurlar. Bunu nasıl başardıysan bu bir akademik disiplinde ders konusu olur. Minnet ve emeğine saygı duygusuyla önünde eğilirim. Bu saptamam ziyadesiyle Sami ÇELİK ve  Serhan POYRAZ’da da var. Gelelim yazdıklarına irdelemek haddime değil.

Şadi YILMAZ beyefendinin kendisini iddiasız amatör olarak görmesi yanında bunları yaşamının samimi dil davranışına dönüştürmesi altı çizilecek bir meziyet. "Yürek yakan közün" şiirleri; kendi coğrafyasının, kültürünün küllerinde başarıyla saklanmış. Tebrikler…

Şeyda GÜMÜŞ resim eğitim, ilgi ve yeterliği ile aramızda olumlu anlamda farklılaşan biri. "Bir Ev Vardı" şiiriyle bize salt sözcükleri kullanarak  boyasız, fırçasız, paletsiz, şövale kullanmadan başarıyla betimlemiş. Çevreci bir vurguyla da şiiri bitirmiş. Çok başarılı…

Öyküde bu ritmik hareketli gözlem işe yarar. 

***


Editör: Seher Uslu

EditörEditör