BİR İNTİHAR MEKTUBU
BÖYLE ETKİLİ OLMAZ
Susan ve konuşan biri var
Giden ve kalmak isteyen.
Ve ben taşındım
günahıyla, sevabıyla hayat bulan ne varsa
ona talibim.
Damlaları
suya kavuşturmaksa
Evet, damlanım senin...
Üzerimde pırıltılı kabarcıklar.
Şimdiden viranesi
oldum salınan dalgaların.
Çocukluğumun beşiği yansıdı hayallerime.
İki kol sıcaklığını hissedersem annem gibi
beni onun gibi öksüz bırakmayacağına
şerh koyarak
bir kuğu gibi eğrisiz yaslanırdım sularına.
Göğün tabakasında
mehtap ayın göğsünde.
Sarılıp yer gök arası
uzansal bir sınır olmaksızın
sonsuzluğun vuslatına.
Yol alarak öderim diyetimi.
Bana verilenin
anlamı var
yüreğimde.
Sırtıma aldıklarım,
yolda bıraktıklarım
terazi eşitliğinde
değil.
Kaderi müzakere masasına çekmek gibi
niyetim de yok.
Silinmeyecek bir imzanın
sihirbazı değilim....
Tutar kollarımdan öteki yanım.
Araftayım!
Ahhh araftayım...
Diken bile sırtında taşırken gülü.
Kime bu muhafaza?
Kime bu öpücük?
Hiçbir şey olmamış gibi tekrar başlangıç...
Neden,
neden dünü
değersiz kılan
bir şey
yokmuş
gibi bu
hissizlik?
Bu önemsemez
tavır kime?
Aslında
sen çoktan
terk edilmişsin.
Sadece kendi okyanusun içinde gizlenerek.
Bak denize!
Güvenme!
"Alabora
eder
güneşli hava
dersin."
Mevsimlerde tutarsız
bilesin...
Çiçek bile sapına eğilir.
Bu kayboluştur...
Bu bir soluştur...
Şimdi
iki ruh arası
gelgit var ya.
Biri ateş, biri buz.
İkisinde de erirsin aslında.
Sorgulamadan,
kuşkulanmadan,
yargılamadan,
kkaygısız kuşkusuz akmak
hayatın her zerresine.
Bir kuğu gibi eğrisiz
yaslanmak sularına.
Sen üstüne ısrarla bastığım pimi açık mayın.
Bir intihar mektubu
böyle etkili olmaz.
Bir intihar mektubu
böyle etkili olmaz.
Bir intihar mektubu
böyle etkili olmaz.












































