BEN ASYA’YIM
Ben Asya’yım gölgem benimle
Güneş ilk benim üzerime doğar,
Şafak ilk bende atar fakat,
Tan yeri ile gurbeti yaşıyorum.
Dinlerin ışığında yürüyorum
Bir yanım incil, bir yanım Tevrat
Diğer yanım Zebur bütünü ile İslamiyet’im ben insanım.
Davut’un rüzgârlarında sarhoş,
Musa’nın asasında kilitliyiz,
İsa’nın çarmıhında tutukluyuz,
Muhammed’in vicdanına sığınmış,
Fakat firavunlara sevdalıyız.
Derin bir vadiye sıkışmış,
Karanlık bir sofradayım,
Bütün dillerin entarisi var üzerimde,
Biri beyaz diğeri siyah.
İçime gömülen kemiklerden yoruldum.
Basra’da Farısi’nin Hasan Sabbah’ı
Farid Farjad’ın kemanında közlenir,
Irak’ta Erbil’in şefkatinde bir beşik,
Suriye’de bir mülteci kentiyim.
Boynumda Hasan Hüseyin’in kederi,
Bir İbrani köleden Mısır’ın mülkdarı,
Yusuf’un baba özlemi omuzumda,
Mısır’da Seyyid Kutub’un ilmihali,
Her nefeste bir kıtlık ile,
Nil Nehri’nin cömertliğinde yıkanıyorum.
Kadının ganimet sayıldığı topraklarda
Büyük huşu ile secde ediyorum Yaradan’a,
Arınıyorum bilmiyorum.
Arap diyarında bir ikilemi,
Aralayan Mekke ve Medine’de yolcu.
Konstantin’de kutlu bir fetih,
Konya’da Mevlana’nın çağrısı,
Ruha’da peygamberler beşiği,
Halepçe’de bir katliam çemberinde,
Bir dar boğazda nefessiz kalmışım.
Ne bir mesih ne bir mucize
Ne de bir sihirli değnek ,
Umutlarım benden önce ölüyor,
Afrika’da, yüreğimde bir feryat siyahiyim.
Akdeniz’de serin bir meltem ile
Kaddafi’nin direnişini selamlıyorum,
Arap baharında devri-i alem,
Geceden bir karmaşayım,
Gündüze de masumiyet karinesiyim.
Asya’nın hayırsız çocuğuyum galiba,
‘’Magna Carta’’ dan medet bekliyorum artık.
Zincirler, prangalar, zindanlar,
Paslı kancalar arkadaşlarım benim,
Yaşam destanlarının çetinindeyim,
Gök kubbe, minare,çan notalarımda
Özgürlük yuvam, yüreğimde bir ukte
Sırtını dönen güneş ile ısıtıyorum içimi,
Her şey bende ufalanıp,
gökyüzüne uçuyor,
Avucumun içinde tutuyorum gökyüzünün kehanetlerini.
Bozkır topraklarda bir Ömer Muhtar.
Yeryüzünün göğsünden diriliyorum
Ham ve küçük yaşta sütten kesilmiş
Mahrumiyet ile örülmüş öksüz bir çocuğum
Uyumak istiyorum Ashab-ı Kehf’te
Üç yüz yıl beş yüz yıl bedenim çürüyen dek
Uyumak istiyorum…
***
















































