AZMİN GÜCÜ
Bugün, iki yıl önce kaleme aldığım "Mucizevi Kırmızı Patik" adlı hikâyemden bahsetmek istedim. Derinden etkilendiğim bu yaşanmışlıkla azmin gücünü gözler önüne sermek istedim.
Hikâyedeki kahramanımızın öyküsünü kendi ağzından dinleyince itiraf edeyim şaşkınlığımı gizleyememiştim. Öyle ki yüzleşme, eğitim, aşk, çocuk gelin, kadına yönelik şiddet, sezgisel yolculuk, mücadele, umut ve dayanışma... Tüm bunları barındırıyordu.
Bu hikâye, bir kadının inatçı direncini, cesaretini anlatan sarsıcı sıra dışı bir hikâyeye dönüşmüştü. Her sayfasında, hayallerinin peşinde koşmanın, zorluklarla mücadele etmenin, azmin ve en karanlık anlarda bile umudu yitirmemenin eşsiz gücünü keşfetmenin örneği vardı. Bu yüzden gençlere ışık ve örnek olabilmek adına Zeliha’yı anmak istedim.
Hikâyeyi yazarken benim için kırılma noktası; Zeliha’nın küçücük bir bebekken bir gece yarısı ölümün kıyısına itilmiş ve mezarlığa terk edilmiş olmasıydı. Bu gerçekten inanılmaz olmakla birlikte âdet, töre, cehaletin getirdikleriydi ne yazık ki...
Akıp geçen yılların ardından yaşama sıkı sıkı tutunan Zeliha, o karanlık geceyi ardında bırakarak bir kadının dünyayı değiştirebilecek kadar nasıl bir yürekle yol alabileceğinin aynası oldu. Annesinin ördüğü kırmızı patiklerin ipliğine bağlı yaşamında azmin gücüne inandı ve hayata sıkı sıkı sarıldı.
Kim ne demiş kim ne yapmış umursamıyordu.
Anı yaşamak, yürümek istediği yolda ilerlemek onun için önemli olandı. Büyük iddiaları olmadı hiçbir zaman…
Geçit vermedi, müsaade etmedi azminin önüne geçilmesine.
Tek arzusu vardı: Şeytanla tokalaşmış insanlarla karşı karşıya gelmemek...
Çünkü biliyordu.
Bunu yaparsa masum kalacaktı ilelebet.
Çünkü biliyordu. Azmi sayesinde hedeflerine ulaşacaktı bu güzel yürek.
***














































