DENEME
Giriş Tarihi : 24-12-2024 19:10   Güncelleme : 25-12-2024 00:31

Adam Arıyorum Adam / Sema Dalkılınç

Sema Dalkılınç -ADAM ARIYORUM ADAM

Adam Arıyorum Adam / Sema Dalkılınç

ADAM ARIYORUM ADAM

Bugün Diyojen’in lambası sizin yolunuzu aydınlatsa, aynaya bakar mısınız? Ve o aynada, aranan “adamı” görebilir misiniz?

Filozof Diyojen, elinde bir lamba ile Atina sokaklarında dolaşıp, "Adam arıyorum, adam!" dediğinde, belki de insanlığın en büyük eksikliğine, en büyük trajedisine işaret etmişti: Gerçek insan olma hâline... Bugün, binlerce yıl sonra, Diyojen’in seslenişi hâlâ yankılanıyor; çünkü insanlık olarak hâlâ "adam" arıyoruz.

Günümüz sokaklarında dolaşsanız, o lambayı elinize alsanız, karşınıza çıkan manzaraya bakıp ne düşünürdünüz?

Kadınlar her gün can veriyor. Kıskançlık, saplantı, “aşk” adı altında işlenen cinayetler… Her birinin yüzünde yarım kalan hayaller, korkuyla dolu son bakışlar… Yalnızca sevgiyi bulmayı uman bir insanın, kıskançlık ya da saplantı yüzünden öldürüldüğünü düşünün. “Seviyorum” diyenin elindeki silahla sevgisini kanıtladığını sanan bir toplumda yaşıyoruz. Gerçek sevginin kıymetini unuttuk; sevgi bile, sahiplenme ve şiddetle kirlenir oldu.

Kadınlar sadece sokakta, metroda ya da karanlık bir köşede değil; evlerinde, iş yerlerinde, hatta sosyal medyada bile tacize uğruyor. Bedenleri, düşünceleri, özgürlükleri hedef alınıyor. Kimi zaman gözle, kimi zaman sözle, kimi zaman bir mesajla… Taciz, her yerde sinsice büyüyen bir yara haline geldi.

Çocuklar, küçücük elleriyle taşınamayacak kadar ağır yükler taşıyor. Sokaklarda ayakkabı boyarken, çöplerden ekmek toplarken, fabrikalarda uykusuz geceler geçirirken çocukluklarını kaybediyorlar.
Kaçırılan, istismara uğrayan, bir daha hiç bulunamayan çocuklar… Her bir kayıp, arkasında bir aileye bırakılan derin bir acı. “Çocuklar masumdur” diye öğretildi bize; peki bu masumiyeti koruyamayan kim?

Sadece insanlara değil, hayvanlara da eziyet ediyoruz. Doğanın bize emanet ettiği bu masum canlılara işkence yapılıyor, yaşam alanları yok ediliyor, canları alınıyor. Hayvanlara yapılan her kötülük, insanlığımızdan bir parça daha eksiltiyor.

Belki de en acısı, bu kadar aramamızın sebebi, aslında bunları kaybetmiş olmamızdır. Bu dünyayı “adam gibi adamlar”, “insan gibi insanlar” kurtaracak. Ancak her birimiz, lambayı elimize alıp kendimize dönmedikçe, insanlığımızı sorgulamadıkça bu karanlık bitmeyecek.

O halde sormak lazım…

Bugün Diyojen’in lambası sizin yolunuzu aydınlatsa, aynaya bakar mısınız? Ve o aynada, aranan “adamı” görebilir misiniz? 

Editör: Deniz İmre

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi