ANI
Giriş Tarihi : 18-08-2024 02:31

17 Ağustos 1999 / Mine Borazan

Yazan: Mine Borazan -17 AĞUSTOS 1999

17 Ağustos 1999 / Mine Borazan

17 AĞUSTOS 1999

Öyle bir acı ki ne anlatılabilir ne de tarif edilir. Her şey 45 saniye içinde oldu. O 45 saniyede ne umutlar söndü ne acılar yaşandı. Giden 18 bin can, acının rengi hepimizin.

Depremi bizzat İstanbul'da yaşadım ailemle. Sıradan, sıcak bir ağustos gününde eşim ve o zaman 4 yaşındaki oğlumla uykuya daldık, sonra bir baktım yatağım bir oraya bir buraya kayıyor. Tek duyduğum eşimin kelimeişehadet sesleri. Çünkü ben o zamana kadar depremin ne olduğunu bile bilmiyordum.

Beşinci kattan nasıl indik hatırlamıyorum ikinci çocuğuna hamile bir anne olarak. Aşağı indiğimde yüzlerce insanın gözlerinde telaş, korku ve acıyı gördüm. Birkaç saniye içinde giden 18 bin can ve asla tarif edilmez bir acı. Hâlâ tarif edemiyorum.

Rabb’im cennet ülkeme bir daha böyle bir felaket ve acı yaşatmasın. Mekânları cennet olsun giden 18 bin canın.

DEPREM

Bir kasırga gibi estin aniden,
Bütün umutları yok edip gittin.
Ülkemi bir kara yasa nasıl da gömdün,
Acıları yüreğimizde bıraktın gittin.

Ah ne canlar yandı ne ocaklar söndü!
Toz pembe hayaller bir kabusa döndü.
Kiminin annesi, kiminin eşi, kiminin evladı,
Kiminin de yuvası yerle bir oldu.

Karanlık bir gecede on binlerce can,
Bir daha uyanmadı.
Çaresizlik sarmıştı dört bir yanı,
Feryatlar sağır ediyordu kulakları.

"Bizi kurtarın!" sesleri yürekleri dağlıyordu.
Ama bütün çabalar boşa çıkıyordu.
Keşke bütün bunlar hiç yaşanmasaydı.
O kabus dolu gece hiç olmasaydı.

Editör: Hamiyet Su Kopartan 

                          

                          

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi